Fener-Moskova Patrikler savaşı

Paylaş
 

Turimer Yön Kur Başkanı

Konu ile ilgili olarak İnanç Turizmi çalışmasının sahibi Turimer (Turizm Araştırma Eğitim ve Uygulama Merkezi Derneği) Yön Kur Başkanı Hüseyin Kaya’ya sorduk. Analizi aşağıda.

Hıristiyanlık kendi içinde çelişkilerle dolu olmasına rağmen dünyanın en fazla inananı bulunan dinlerinden biri. Nasıralı İsanın peygamberliğiyle Kuduste doğup DOĞULU özellikleriyle donanan inanç yapısı, havarilerden Petrus ve Tarsuslu Paulus’un Hıristiyanlığı yayman amaçlı Roma merkezine gitmeleri ve orada öldürülmeleri üzerine zamanla BATILI anlamda kök salan bir din durumuna dönüşmüştür.

3ncü kalkedon (Kadıköy) ekümenik konsilinden sonra ayrılan doğu inanç yapısı ile Habeş, Kıpti, Süryani ve Ermeni mezhepleri kendi aralarında küçük farklarla ayrılsalar bile ana düşünceden kopmuşlar ve ilk büyük bölünme gerçekleşmiştir.

Birinci Ekümenik Konsilde Nikomedyalı (İzmit’li) Piskopos Arius tarafından ortaya konan ancak bölünmeye yol açmayan teslis (Tanrı-Tanrının oğlu ve kutsal ruhun devamı olan Kilise) üçleme gibi kavramlar Peygamber İsa’nın Uhrevi mi yoksa insan mı ya da her ikisinin aynı bedende bulunduğu özel biri mi gibi nedenlerle yapılan tartışmalar her zaman olagelmiştir.

1054 yılında İstanbulda Fenerde bulunan Patrik yaşam biçimlerinin zorlamasına da dayalı ihtiyaçlar nedeniyle katı Hıristiyan ritüellerden vazgeçerek daha olabilir bir yapıyı savunmuş ve bu nedenle Vatikan tarafından afaroz edilmiştir. Fener Patrikliği de Vatikan’ı afaroz etmiştir.

Bölünmeden yaklaşık 30 yıl sonra PAPA URBANÜS 2 döneminde Vatikan merkezli Haçlı orduları İstanbul üzerine yürümüş ve büyük mezhep savaşları başlamıştır. 12 defa yapılan Haçlı seferlerinden ikisi Kudüste nihayetlenmiş ve bu arada İslam ordularıylada çatışmalar yaşanmıştır. Ancak Haçlılar kendi aralarında mezhep savaşı yapmışlar ve İslamiyet kutsal merkezlerinden Mekke ve Medine gibi merkezlere saldırı amaçlı seferler yapmamışlardır. Bu nedenle Haçlı savaşları Hıristiyanların iç çatışmaları, mezhep savaşları olarak yaklaşık 200 yılda 12 kez gerçekleşmiştir.

Fener patrikliğinden sonra kurulan Moskova Patrikliğide inanç yapısı itibariyle Rus ve Sırplar üzerinde etkili bir rol üstlenmiştir. Yıllar içinde birbirlerini kollayarak devam eden süreç, 1917 Ekim Sosyalist Devrimini gerçekleştiren Rusya’da Moskova Patrikliğinin kapatılmasına kadar devam etmiştir.

Moskova Patrikliği, V.İ.Lenin önderliğinde yaşanan sosyalist devrim sonrasında kapatılmış ve yaklaşık 80 yıl süreyle yok durumunda olmuştur. Moskova Patrikliği Gorbaçov Başkanlığında yaşanan yeniden yapılanma ve değişim hareketleri öncülüğünde yeniden açılmış, Boris Yeltsin döneminde öneminin farkedilmesi sağlanmış ve Putin döneminde dış ülkelerde de öneminin yayılmasına yönelik faaliyetler gözlenmiştir. Moskova Patrikliği kendisine uluslararası siyasette yer tutma gibi bir görevi üstlenmiş görünmektedir.

Bu noktada İstanbulda bulunan Fener Rum Patrikliğide özellikle ABD merkezli batılı ülkelerle işbirliğini geliştirmiş ve Türkiye’nin vatandaşları olmaları nedeniyle de arabuluculuk gibi perde arkası çalışmalarda izler bırakmışlardır.

Fener Rum Patrikliği, ABD nin bölge politikalarında, Sünni Müslümanlar ve Musevilerle bir araya gelerek inanç birliği yaratma yoıluyla bir ittifakın içinde görünmektedirler.

Moskova Patrikliği ise, Monofizit doğu kiliselerinden Ermeni kilise ve Şİİ Müslüman kesimle işbirliğini geliştirmiş ve karşı cephe durumunda bölge siyasetinde rol oynamaktadırlar.

Fener ve Moskova Ortodoks Patrikler dünyası kendi aralarında rakip durumundadırlar ve bölge siyasetlerinde kendi egemen ülke siyasetlerinin gereği olan hedefler doğrultusunda çalışmalar yaparak karşı karşıya gelmiş durumdadır.

Müslüman dünyada da Sünni ve Şii yapılanmalar aynı şekilde karşı karşıya gelerek çatışma dururmuna gelmişlerdir.

Şİİ ler Rusya merkezli, Sünniler ABD merkezli piramitler içinde bölgesel bir soğuk savaşın sıcak savaş durumuna gelmesi sürecinde taraf olarak yer tutuyor görüntüsü vermektedirler.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye ziyareti yapan Vatikan Devlet Başkanı ve Hıristiyanların ruhani lideri Papanın bin yıllık afaroz düşmanlığı bulunan Fener Patrikhanesine giderek ziyarette bulunması, bölge de yaşanan gerilimlerin artması halinde ABD merkezli piramit için büyük bir destek durumunda olup “bizim yerimiz bu taraftır ona göre eyyy Rusya” demiştir.

PAPA nın Türkiye ziyareti bin yıllık mezhep düşmanlığını bitirmekle kalmayıp 21nci yüzyılda şekillendirilmek istenen büyük resimli projenin ana merkezi durumunda olan ANADOLU VE ORTADOĞU da tüm dünyaya siyasi mesaj niteliğinde bir beraberlik göstergesidir.

Moskova Patrikliği ise karşı hamlede PUTİN’in Türkiye ziyareti sırasında ve sonrasında neler yapılacağı önümüzdeki günlerde kendisini gösterecektir.

Yararlanılan kaynak.

Kaya, Hüseyin, İNANÇ TURİZMİ, Bursa Valiliği sponsorluğunda geliştirilmiş 2 nci baskı, Bursa, 1999

 

 

 

 

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA