ÜNİVERSİTE ÖĞRETİMİNDE…YANLIŞLAR VE DOĞRULARDAN BİR DEMET…

 

 

 

ÜNİVERSİTE ÖĞRETİMİNDE…YANLIŞLAR VE DOĞRULARDAN BİR DEMET…

 

Yanlışlık ailelerde…

Üniversiteleri işçi bulma kurumu gibi görüyorlar…

Ailenin yanlışlığı doğal olarak gençlere de yansıyor…

Gençler, genel olarak konuyla ilgili aile merkezli tecrübelerden yeterince beslenemeyince çığ misali yanlışlar büyüyor.

Neler mi onlar?

 

ÜNİVERSİTE NEDİR NE DEĞİLDİR?

Üniversite bir kültürel tamamlanma yeridir.

Üniversiteye gitmenin yolu ilkokuldan başlayan bir eğitim-öğretim sürecinin bireyin toplumla kaynaşmada kullanacağı bilgilerin alındığı en üst noktadır.

Üniversite öğretimi, eğitimlerini tamamlamış bireylerin kendilerini gerçekleştirmek amacına katkı koyabilecek öğretimin en üst basamağıdır.

Üniversite öğretimi, hayatın çetrefilli, korkulu ve zorluklarla dolu yolunda her türlü zorluğun üstesinden gelmeyi gösteren anahtarların verildiği yerdir.

Bireyden topluma, toplumdan bireye iletişimde bilgi merkezli modellerin sunulduğu ve isteyenlerin (öğrencilerin) aldığı sunum çağlayanlarıdır.

Üniversite karmaşıklığın çözülme yollarının araştırıldığı bilim yuvalarıdır.

Üniversiteler evrensel değerlere katkı koyan ortak aklın araştırıcı-yaratıcı ve sunucu merkezleridir.

Üniversiteler bilim üretir, doğruluğunu test eder ve yaşamın içinde kullanılmasını sağlayan başlangıçlarla öncülük yaparlar.

İnsanlık tarihinde başlangıçtan günümüze kadar elde edilen tecrübeler (Malinovski’nin kültür tanımı) ışığında gelişen üniversiteler kendi içinde ve kendi dışında her türlü gelişmenin merkezleri olarak öncü rolleriyle insan türünün geleceğini şekillendirirler.

Hayatın tüm alanlarında sonuçları itibariyle vardırlar.

***

ÜNİVERSİTE NE DEĞİLDİR TEK KELİMEYLE AÇIKLANABİLİR

Üniversiteye gidenler, kendilerini geliştirip rekabet edebilir donanıma sahip olacak şekilde bilgi, beceri ve disiplinleri öğrenirlerse hedeflerine ulaşabilirler.

Üniversitede okumak mı önemli, üniversiteli olmak mı?

Üniversiteli olmak, kampus ortamın her türlü rekabetinde kendini geliştirmek isteyenlerin ulaşabileceği sonuç durumudur.

Üniversitede okumak ise, sadece bir kimliğe sahip olunması demektir.

En kısa  biçimiyle…

Üniversiteler işçi bulma kurumları değildir.

 

***

ÜNİVERSİTE ÖĞRETİMİ SÜRECİ

 

Üniversiteler temel eğitim ve öğretim disiplinleri sonrasında başlayan bir süreçtir.

Genel olarak evrensel kabul görmüş yapısı bakımından değerlendirildiğinde aşağıdaki gibi bir süreç yaşanır.

Temel öğretim lise sonrası…

a-Ön lisans…………………..2 yıl

b-Lisans………………………4 yıl

c-Lisans üstü (mastır)….6 yıl

d-Doktora…………………..9 yıl

 

Üniversite öğretimi dünyadaki ülkelerin hemen tamamında aynı anlayışta olmakla birlikte uygulamalarda farklılıklar olabilmektedir.

Ülkemizde yukarıdaki tabloda görüldüğü şekilde bir uygulama uzun yıllardır devam etmektedir.

Sınav başarı yoluyla alınan seçilmiş öğrencilerin ön kayıt ve kesin kayıt yaptırarak Üniversiteler girmiş öğrenciler ayrıcalıklı bir konumda bulunmaktadırlar.

İlkokuldan başlayan ve milyonlarla ölçülen öğrenci sayılarının temel eğitime kadar geçen sürede başarı durumuna göre azalarak yukarı çıkması sonrasında Üniversite sev iyesine gelenler de sınava tabi tutulmakta ve bu nedenle başarılı olanlar ayrıcalıklı bir konuma gelmektedir.

Ülkemizde sınava bağlı üniversite giriş yöntemi rekabeti arttırmakla birlikte, sınavda başarılı olamayanların da psikolojik travma yaşamasını da gündeme getirmektedir.

 

ÜLKEMİZDE ÜNİVERSİTE ÖĞRETİMİ 2 YÖNTEMLİDİR

Üniversite öğretimi ülkemizde 2 şekilde uygulanmaktadır.

1-ÖRGÜN ÖĞRETİM-Sınav sonucu kazanılmış Üniversite-Fakülte-Bölüm-Anabilim Dalında sunulan hizmetin kaynağında kişisel olarak alınıp sürecin içinde yaşanması yöntemidir.

Öğrenciler Üniversite Kampusu içinde kültürel ve sosyal tamamlanmaya yönelik ihtiyaçlarını da giderdikleri, kişisel gelişimlerini üst seviyelere çıkarabilme fırsatlarını buldukları ortamları örgün öğretimde fazlasıyla bulurlar.

2-AÇIK ÖĞRETİM-Genel olarak ekonomik sektörlerde çalışan ve bu nedenle örgün öğretimde üniversite okuma fırsatı bulamayanlara fırsat eşitliği sağlayan bir yöntem olarak düşünülmüştür.

Çoklu yazar, geniş ve derinlikli bilgileriyle hazırlanmış ders kitaplarıyla ülkemizdeki ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ, dünya da ki diğer ülkelere örnek olarak gösterilen üst seviyeli bir öğretim yöntemi olarak ülkemizde başarıyla uygulanmaktadır.

Çok değişken, farklı ve toplum ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik planlanan bölümleriyle açık öğretim gençlerin çalışma hayatında başarılı olmalarına yönelik önemli fırsatlar sunmaktadır.

 

***

Üniversite öğretiminde özellikle ekonomik sektörlerin kalifiye eleman ihtiyacının karşılanmasına yönelik planlanan önlisans programlarının önemi büyüktür.

Gelişmiş ülkelerin üniversite okuyan nüfusunun %75 lere varan kısmı önlisans bölümlerinden mezun meslek elemanlarıdır.

 

MESLEK YÜKSEK OKULLARI

Ekonomik sektörlerin ihtiyacı olan kalifiye elemanların yetiştirilmesine yönelik önlisans programları örgün öğretimde MESLEK YÜKSEK OKULLARI adıyla kodlanmış ve tanımlanmıştır.

Bu okulların ilgili bölümlerinden mezun kişiler 2 yıllık eğitim-öğretimleri sonucu o alanın meslek elemanı olarak tanımlanmakta ve sektörün tanımlanmış iş kollarında istihdam olanağı bulmaktadırlar.

Meslek  Yüksek Okullarında, Avrupa Birliği (AB) kriterleri kapsamında yeniden planlamaya gidilmiş ve eğitim-staj-sektör işbirliğini öne çıkaran İKMEB programı uygulanmaya başlanmıştır.

Bir ülkenin ekonomik kalkınmasında en önemli unsur kalifiye elemandır.

Meslek Yüksek Okulları kalkınmada en önemli unsur olan kalifiye elemanların yetiştirildiği eğitim öğretim kurumlarıdır.

Meslek Yüksek Okullarının En Önemli Sorunu Nedir?

 

Ülkemizde, Üniversite sınavını kazananların kendi aralarında bir sınıflanmanın kendiliğinden oluştuğu ve bu durumu kullanan öğrencilerin bulunduğu görülmektedir.

ÖRNEK …

Aynı okul ve sınıftan mezun 4 arkadaş Üniversite sınavına girerek farklı şehirde üniversitelere girme hakkı kazanmış ve öğrenci olmuşlardır.

Ayşe… Meslek Yüksek Okulu Turizm Bölümü

Hasan…İktisat Fakültesi-İktisat Bölümü

Fatma…Diş Hekimliği Fakültesi

Hüseyin…Tıp Fakültesi öğrencisi olmuştur.

 

İlk dönem sonrasında ara tatilde bir araya gelen arkadaşlar arasında bölümler söylendiğinde…

“Aaaa, 2 yıllık mı”

“Benim 4 yıllık”

“Benim ki 5 yıllık”

“benim 6 yıl ve sonrasında uzmanlık 10 yıl” gibi konuşarak öğretim alanlarının diğerlerine baskısını öne çıkarmakta oldukları sıklıkla görülüyor.

 OYSA…

Önlisans öğrencisi üniversite zamanlarını iyi geçirip bilgi beceri ve toplumsal tamamlama sürecini verimli geçirip daha başarılı olabilir.

Tıp Fakültesi mezunu süreci kötü yönetip başarılı bir hekim olamayabilir…

Burada

Önemli olan ÜNİVERSİTELİ OLMAYI BECERİBİLECEK BİLİNÇ yapısına sahip olmaktır esas olan.

Üniversiteli ortamdan olabildiğince yararlanabilmeyi ve sonucu olarak kendini geliştirebilmeyi fark ederek hedefe ulaşabilmektir önemli olan.

Ülkemizde en önemli handikaplardan biri budur.

Bu durum nasıl çözülür sorusunun cevabı ise…

Temel eğitim son yılında (lise son) ÜNİVERSİTE NEDİR NE DEĞİLDİR dersinin bir dönem dersi olarak öğrencilere hazırlık amacıyla verilmesi gereklidir.

Üniversitede sosyal yaşam, not sistemleri, ders sistemleri ve benzeri bilmezlikler nedeniyle dönem ve yıl kaybeden ve bu nedenle aile ve ülke ekonomisine yük olan öğrenci sayısı azımsanmayacak kadar çoktur.

 

FAKÜLTELER

Ülkemiz Üniversite-akademik personel-idari personel-öğrenci sayısı itibariyle son 25 yılda çok önemli aşamalar kaydetmiştir.

1970 li yılların sonların 9-10 civarında olan üniversiteler günümüzde 200 e yakın bir sayıya ulaşmıştır.

Üniversitelerin sayısı arttıkça, akademik personel eğitimi de gelişmiş, gerek ülke içi ve gerekse ülke dışında akademik kariyer öğretim süreçlerinden mezun kişiler üniversitelerde öğretim üyesi olarak sürecin parçası durumuna gelmişlerdir.

Lisans öğretimi sonrasında mastır ve doktora yaparak üniversitede akademik görevler üstlenilmesi süreci üniversite sayısının artmasıyla doğru orantılı olarak devam etmiştir.

Geçmiş yıllarda Üniversiteye girmek önemliydi.

Yakın geçmiş on yıllarda Hangi Üniversiteye girmek daha önemli oldu.

Günümüzde giderek gelişen bir anlayışa göre Üniversite önemli olmakla birlikte hangi hocadan ders alındığı daha önemli olmaya başladı.

***

ÖRNEK (FİZİK ALANINDA)

Bir tarafta ADI ÇOK BİLİNEN BİR ÜNİVERSİTE mezunu biri…

Diğer tarafta BAŞKA ÜNİVERSİTE mezunu biri olsun…

Her ikisi de kurumsal önemli bir FİRMAYA Çalışma amaçlı başvurularında CV lerini versinler.

Çok bilinen Üniversite mezunu Üniversitenin adından yararlanarak o işe yakın olabilir…

ANCAK…

Diğer üniversite mezunu ya kendi üniversitesinde misafir akademisyen olarak ya da üniversiteler arasında işbirliği yöntemiyle ÜNLÜ FİZİKÇİ STEPHEN HAWKİNG den ders almışsa tercih nedeni olabilecektir.

Hangi hoca dan ders alındığı giderek daha çok önemli olmaktadır.

 

SONUÇ

Ülkemiz, bulunduğu coğrafya itibariyle çeşitli sosyo-ekonomik ve siyasi zorluklarla karşı karşıya kalsa bile üniversiteler bakımından iyi yolda olduğu düşünmek yanlış olmaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Üniversiter disiplin bakımından gerek yurt dışına bilim öğrenmek ve yapmak için genç akademisyenleri gönderirken, aynı zamanda başka ülkelerden de bilim yapmak amacıyla genç öğrenci ve akademisyenleri kabul ederek evrensel değerlere katkı sağlamaktadır.

2016-2017 öğretim yılı kreş ve anaokulundan başlayarak temel eğitim ve üniversitelerle birlikte yeni döneme başlayacaklar ve yeni heyecanlar yaratacaklardır.

Ülkemiz kalkınmasında temel çıkış noktası olan eğitim-öğretimde bu heyecanların sürekli olması ve başarıdan başarıya koşulması en büyük temennimizdir.

 

Yeni eğitim öğretim yılı ülkemize hayırlı uğurlu olsun.

Bu yazı 806 kere okundu.
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA