ZOR GÜNLERİN SONRASI…

 

 

 

ZOR GÜNLERİN SONRASI…

Acılarla yoğrulmuş bir insanın, rahat yüzü görmemiş yorgun bedeninde bile, yemek, içmek, barınmak gibi temel ihtiyaçlarını karşılamadan, çileli hayatına devam edebildiği görülmüş müdür?

Hayatımızın/ şehrimizin/ ülkemizin/ dünyanın içinden geçen, kapkara günlerin zifiri karanlık olayları, insani vasıf taşıyan her bünyede illaki bir matem havası estiriyor. Ancak en gaddar insanın dahi kanını buz eden bu iklimler, dünyanın/devranın mevsimsel döngüsüne engel teşkil etmediği gibi belki yeni acı/ tatlı olayların varlığını kuluçkalıyor.

Zor günler yaşıyor olsak ta, tutunmalıyız; çünkü bu dal, ölmeden asla bırakılamayacak bir dal. Katlanmış felaketlerin, istiflenmiş belaların, pusudaki kurtların, taşacak son damlasına gelmiş öfkelerin, göğüste saklanan saplanmaya hazır hançerlerin, suyumuza katılan damla damla zehirlerin, topların, tüfeklerin, pimi çekilmiş beyinlerin, neredeyse bakışlarıyla bizi öldürecek nazarlı kem gözlerin üzerine, tıpkı bombalara karşı süngüsünü takıp siperinden fırlayan bir Çanakkale Mehmetçiği gibi atılmalıyız.

Ne için peki? Sadece ölmek için mi? Hayır. Mustafa Kemal’in “Size ölmeyi emrediyorum” komutundaki yaşam umudu için. Kök salmakta olan bir ağaca can suyu olmak için.

***

Taşlanan ağacın (Türkiye’nin) tek suçu meyve vermesiyse eğer;  her atılan taşa inat bir dal fazla meyve vermek için açıyorsa yeşil yapraklarını, vurulan baltalarda, yarılan kesiklerde, pekmezinden balından, gölgesinden kuşundan, nimet-i âlâ varlığından ödün vermeksizin dimdik ayakta duruyorsa benim/bizim/hepimiz için, işte bu sebeple bırakılmaz tutunduğumuz bu dal.

Bu ağacı yaşatmak için gövdesini toprak eden bir neslin evlatları olarak, her darbede sarsılmaz birlik, her karmaşanın sonunda yıkılmaz bir dirlikle, umut ve iştiyakla başımız dik yürümeliyiz. Bu manada atılan tüm adımlar, bize tomurcuklanmış filizler misali, taptaze olgunlaşmış meyveler gibi yeni nesiller kazandıracaktır.

Yeni usul savaş taktiği olarak dünyayı çaresiz bırakan bu terör saldırılarının panzehirini, en kısa zamanda bulmaları için artık ülkelerin bütün farklılıklarını bir tarafa bırakıp, bu konuda bütünleşmeleri gerekmektedir. Çünkü ölen bir canın hiç bir aidiyeti yoktur.

Bu yazı 639 kere okundu.
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA