BU YAZININ BAŞI AYRI OYNUYOR, SONU AYRI…

 

 

 

BU YAZININ BAŞI AYRI OYNUYOR, SONU AYRI…

İnsan tabiatı olarak şunu hepimiz gayet açık bir şekilde biliriz ki, sonsuz istek ve arzunun uçsuz bucaksız sınırsızlığında doyuma ulaşmaya çalışıyoruz. Bir başka deyişle, yapı olarak doyumsuz olan her parçamızın tatmin eşiğini, bedenen ya da ruhsal olarak, isteğimiz doğrultusunda yükseltiyoruz.

Kısa süreli dönemlerde, “Bu bana yeter” diyerek iç dünyamızı pansumanladığımız zamanlar olmuyor değil ama genel hayatın toplam kısmında, yapmış olduğumuz tüm hareketler, sonsuz istekler katagorisine girecek türden davranışlar oluyor.

Bir çocuğun kaç tane oyuncağı olursa olsun, bir sonraki için heyecanlanmasını başka neyle açıklayabiliriz. Aynı durum yetişkinler için de geçerli değil mi? Yaşam standartlarımız ne olursa olsun, bir basamak daha yukarı çıkmak için önümüze bir fırsat çıksa acaba kim “Bana yeter” diyerek dizginlerine gem vurabilir.

Tamam, bu imkânsız… Hatta başka türlü düşünmek neredeyse delilik… Aksini hayal etmek bile kendiliğinden bir tezatlık oluşturuyor.

Hayatımızın her aşamasında bir sonrakini isteme arzusundan kendimizi alamıyoruz. Gelişmiş bir toplum olmamızın da yegâne temeli bu zaten. Daha iyisini arama çabası bize büyük sıkıntılar çıkardığı gibi yaşam kalitemizi arttırması açısından da yadsınamaz bir fayda sağlıyor. Burada herkes mutabıktır sanıyorum.

Şimdi konuyu yüz seksen derece çevirip şuraya bağlayacağım: Fıtratımızdaki bu sonsuz isteme içgüdüsünü, ülkemiz için de yapabilir bir hale gelebilir miyiz? Yani her şart ve koşulda ülkenin bekası için bir niyet geliştirip bu manada hayatımızı şekillendirebilir miyiz?

Baştan sona ya da sondan başa, nasıl istersek o yönde ilerlemenin mümkün olduğu bir hayal… Şöyle ki: Kendim-ailem-mahallem-şehrim-ülkem için… Ya da Ülkem-şehrim-mahallem-ailem-kendim için…

“Ben devletim” veya “Devlet benim” düşüncesine sahip olduğumuzda artık kendimiz için istemiş olduğumuz her şeyi, sonsuz derecede ne arzu ediyorsak, ülkedaşlar/ülküdaşlar için de istemiş olacağız. Ortak niyette ortak fayda… Vatandaşları tek bir noktada toplayan DEVLET kavramı, bizi birleştirecek olan tek yapıştırıcı…

Bizde zaten var olan bu istek/arzu enstrümanını, devletin notaları ile çalarsak, harika bir müzik ortaya çıkacağı konusunda hiç şüphem yok.

Konuyu yine devlete bağladım ama bu bana mahsus bir üslup değil. Bu durumu Mehmet Akif’ten örnekliyorum. Safahat’a bir göz atarsanız, hangi konuları nerelere bağladığı konusunda şaşırıp kalırsınız. Benim durumum biraz esinlenme… Denizden bir damla almak gibi…

Kendim için=Ülkem için… Böyle bir toplum bilinci düşünebiliyor musunuz? Mustafa Kemal bunu düşünmüştü. Benim/bizim de düşüneceğimizi öngördüğü için Gençliğe Hitabe’yi yazdı. Ben de düşünüyorum; en iyisini hem de…

Bu yazı 455 kere okundu.
Etiketler:
erdal erşehit google
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA