VATAN TAŞ GİBİ VATANDAŞ!

 

 

 

VATAN TAŞ GİBİ VATANDAŞ!
Bu yazıda özeleştiriyi göklere çıkarmak istiyorum ama sizi de nasiplendirmeden
bırakmayacağım değerli okuyucu, merak etmeyin.
Kendime sesleniyorum dolaylı olarak da size…
Yahu vatandaş! Bu ülkenin egemenlik gücünü asla bırakmamak üzere elinde tutan
sen değil misin? Senin verdiğin kararlar, izinler ve oylar sayesinde yönetiliyor mu bu bıraksan
dağılacak olan düzen? Devranın koca çarkını döndüren temel unsur senin kırılmaz paslanmaz
dişlilerin değil mi? Üçüncü dünya savaşı patlak verse, ihtiyar, kadın, çocuk, genç ve tüm
erkekler olarak her cephede vatanı koruyacak olan sen değil misin? Cumhuriyet rejiminin
cumhuru olarak senin menfaatlerin, refahın, yaşam kaliten ve mutluluğun ilk önce
düşünülmesi gereken değil mi? Evet, kesinlikle evet; bin kere evet…
Sonra, vekiline verdiğin vekâletin asli unsuru sensin. Muhtarı belediyesi, valisi vekili
tüm teşekküller sana teşekkür etmek için varlar. Hizmet edilecek olan yegâne varlık
mevcudiyetindir. Bu mevcudiyet kanınla suladığın toprakta mevcuttur.
Bu sözlerin ‘hamaset yapma kardeşim' adı altında alaycı bıyık altından gülmeler
içeriyor gibi popüler ahmak manalar yansıttığı söylense de bizatihi gerçeğin ta kendisini
yansıttığı aşikârdır. Kendimizi övme maksadı ile düşünülmüş fikirler değil bunlar. Gerçeği
layıkıyla vurgulamak, nevi şahsına münhasır karakterimizi açığa çıkartmak adına tekrar
edilen hususlardır.
Tamam, buraya kadar anladık, hangi meleklere haiz olduğumuz konusunda
kemikleşmiş fikirleriniz var doğru. Bu kemiklerden bir iskelet oluşturmak için ecdadın savaş
meydanlarında hayatlarını hiçe saydığını da biliyoruz, bu da doğru… O zaman rüzgârın
yönünü tersine çevirmenin vakti geldi.
Sen madem bu kadar kıymetli bir varlıksın, birçok gücün, kuvvetin ve hâkimiyetin var
çok belli… O zaman mübarek, sana yapılan haksızlıklara neden dur demiyorsun.
Bir örnek üzerinden gidelim: Türkiye'de yapılan zamlardan dolayı insanların
örgütlenerek sokaklarda gösteri yapmalarına şahit oldunuz mu? Hayır, tabi ki… Sadece kıyıda
köşede, kahvelerde ve muhtelif sohbetlerde söylenen, havada asılı kalan şablon sözler…
Konu senin refahın üzerineyse eğer, o meşhur gayri safi milli hâsıla ve devletin imkânları
meselesi neden senin üzerinde kuşaklardır bir fayda yaratmadı… Sen buna neden tepki
vermiyorsun. Zam yapılırsa sana oy vermem, imkânlarım kısıtlanırsa seni başa getirmem,
hayat standardım düşük seviyede giderse seni parlamentodan alaşağı ederim gibi uyarıları
sivil örgütler kurarak neden tepki göstermiyorsun. Seninle aynı derdi olan insanlarla birlik
olarak küçük büyük itirazlar neden edilmiyor.
Bu kadar güce karşılık ölü toprağı serpilmiş beden uyuşukluğunda kıpırtısız kalmak,
insanın kendi varoluşuna bir itirazdır.
İster muhalefet, hükümet ya da diğer herhangi bir partinin üyesi ol, fark etmez. Seni
mağdur eden bir duruma maruz kaldığın zaman hür bir vatandaş olarak neden kapılara
dayanıp hakkını aramıyorsun.
Asıl olan sensin, sen! Senin önünde ceketler iliklenecek, bir arzunuz var mı diye sana
sorulacak, hata yaparlarsa senden bin defa özür dilenecek.

2
Kendine bir iyilik yap ve farkına var. Devlete ve siyasi erkâna verilen tepki ihanet
değil, bilakis devlet ile birlikte milleti yüceltmek için yapılan fedakârlıktan ibarettir. Bu feda
senin en kıymetli hazinendir. Vatandaşlık, taş gibi ruhsuz bir hareketsizlik değil, nabız atışları
göklerde duyulan bir kalbin sesidir.

Bu yazı 129 kere okundu.
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA