EY KUDÜS!.. SEN GERÇEKTEN KUTSAL MISIN?

 

 

 

EY KUDÜS!.. SEN GERÇEKTEN KUTSAL MISIN?

Eğer dini bir ekol olarak ortaya çıkacaksanız, ilk önce en kıdemli soruya cevap aramanız gerekir. Normal şartlarda “Hâşâ” diye karşılanacak bu soru, durum ekol/mezhep/felsefe boyutuna geldiği zaman ters karşılanmaz ve tüm açıklığıyla sorunun üzerine gidilir. Şii veya Sünni, teolojik ya da mitolojik tüm başlangıçlar aynı yerden başlar. O en kıdemli soru şudur: Allah’ın ispatı nedir?

Bizde cevap ararken aynı tekniği kullanarak, karanlıkta bir tanecik de olsa mum yakmaya çalışalım. “Hâşâ” ile karşılanmamasını umut ettiğimiz soru şu: Kudüs kutsal mıdır? Bu soruyu yazının sonunda bir kez daha soracağım, bakalım cevap aynı mı olacak…

Ulûhiyet yüklenmiş mekân/toprak, din ve kültür açısından tartışmasız kutsal sayılıyor, bu konuda mutabıkız. Ayrıca saygılıyız…

Şimdi serbest sitilde konuya girelim… Kudüs’ün kutsal sayılması hasebiyle, günümüze kadar onu elde etme çabası yüzünden çıkan savaşlarda tahmini kaç insan ölmüştür? Daha kesin bir zaman çizelgesi için başlangıç olarak miladi takvimi ele alalım. Net bir rakam vermek tahmin ediyorum kimsenin harcı değil. Ama şöyle genel bir bilgi var: Kudüs, kadim tarihi boyunca 2 defa yok edilir, 23 defa işgal edilip 52 kere saldırıya uğrar ve 44 kez ele geçirilip tekrar kurtarılır. Vesselam şehir değil savaş meydanı… Ayrıca haçlı seferlerini konuya dâhil edersek, Avrupa’dan yola çıkan haçlıların, Kudüs’e varasıya kadar önüne geldikleri her yerleşim biriminde, kutsallık adı altında kıyım gerçekleştirmelerini de hesaba katmamız gerekir. Sadece Kudüs ve çevresi değil, yeryüzünün pek çok yeri bu şehrin kutsallığından nasibini almıştır. Bugün bile ölenlerin sayısı neredeyse ibadet edenlerden fazla… Cami, sinagog, kilise ve havralar ibadethane değil de mezarlık misali… Ölenlerin hepsi Allah adına öldürüldü… Ama kutsal…

Mesela kutsal kitaplarda geçen bir bahis var. Sodom ve Gomorra şehirleri… Buraları Tanrı tarafında lanetlenmiş yerlerdir ve ibret almamız için bize belirtilmiştir. Genel sebeple, insanların her konudaki azgınlıkları ayyuka çıktığı için ilahi azaba uğrayarak yok edilmiştir. Sodom ve Gomorra insanlar sapıttığı için lanetli bir yer, oysa Kudüs, kendisini ele geçirmek için milyonlarca insanın ölümüne sebebiyet vermiş kutsal bir mekân, öyle mi? Öldürmek en büyük günah değil mi? Kan her dinde haram kılınmamış mıdır?

Bu şehrin her duvarında, taşında kan var. Tarihin hangi diliminde insanlığa mutluluk getirdi bilinmez ama bildiğimiz tarih bu mutluluğu yalanlıyor. Süleyman mabedinden kalan son duvarın ismi ağlama duvarı… Hep hüzün, hep kan…

Ulûhiyet, Kudüs’ü kutsal kılmış olabilir ama biz insanoğlu onu lanetledik. Bu kadim lanet, modern insanın en ileri seviyeye kadar geliştirdiği sanatıdır, yani savaş…

Şimdi Kudüs’ü kutsal sayan her insana soruyorum, Kutsal kâsedeki zehir içilir mi? Kendi bağırsaklarından ip yapmış bir adamın, bu iple bir başkasını dar ağacında sallandırması gibi absürt bir durumdur bu… Kutsal ama lanetli… Su ile yağı nasıl olmuşsa birbirine karıştırmayı başarmışız. İnsan işte… Kutsalı bile lanete çeviren zehirli bir yılan…

Günümüzde hala onu ele geçirmeye çalışıyorlar ya… Kudüs kim tarafından ele geçirilirse geçirilsin, mutluluk getirmeyeceğe benziyor. Çünkü her tarafı zümrüt saplı bu yılan, ilk önce kendisini ele geçireni sokacak. Kudüs kendi üzerinde hâkimiyet kabul etmeyen bir şehir… O ancak herkesin olursa, başı okşanan tatlı bir kediye döner. Yoksa namlularından ateş püskürten ejderhayı uyandırmak istersen, sen de bir haçlı seferi düzenle…

2018’e girerken dünya bir kez daha Kudüs için çalkalandı. Siyasi bir sarsıntıydı… Öylece kalmasını umut edelim.

Şimdi başlangıçtaki soruyu bir kez daha soralım ama muhatabın kendisine soralım: Ey Kudüs, sen gerçekten kutsal mısın?

Bu yazı 332 kere okundu.
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA