BGD OLARAK ÇANKAYA’DAYDIK

Paylaş
 

BASIN VE GAZETECİLER DERNEĞİ YÖNETİMİ OLARAK   

BAŞBAKAN YARDIMCIMIZ SAYIN HAKAN ÇAVUŞOĞLUNU ZİYARET ETTİK …

Sabah saat 06.00…

Dernek başkanımız Necmi İnce’nin yeni kokusu bitmemiş arabasıyla Ankara’ya doğru yola koyulduk.

İnegöl, Sivrihisar, Eskişehir, Polatlı derken nasıl oldu anlayamadık ama Ankara gelmişiz.

Bursa Eskişehir üzerinden gitmeyeli o kadar çok olmuş ki Ankara’ya geldiğimizi anlayamadık bile.

Başkent büyüdükçe büyümüş, Anadolu bozkırlarında minik bir ilçeyken koca bir devletin dört bir yana büyüyen başkenti olarak kök salmış…

Ankara güzel ve keyifli…

Yaşayanlar şanslı.

 

***

Mesailer başlamış Ankara’da…

Vakit neredeyse öğleye doğru göz kırparken Çankaya sırtlarındaydık.

Başbakanlık yönetim yerinin Çankaya’ya taşındığını bildiğimizden eskiden Cumhurbaşkanlığı olarak kullanılan Çankaya köşkünün meşhur 5 no.lu kapısına geldik.

Geçmiş yıllarda iki kez  5 no.lu kapıdan giriş yaparak Çankaya’da Devlet Denetleme kurulunda brifing verdiğim günleri hatırladım.

İnanç turizmi çalışmalarımla ilgili olarak görüşüm ve gelişmeleri sunmuştum sayın başkana…

Oradan dış işlerine geçmiştik birlikte…

Üzerinden tam 20 yıl geçmiş neredeyse…

T.C. Başbakan Yardımcımız Hakan Çavuşoğlu tarafından kabul edilmek üzere içeriden davetliyiz ve randevulu gelişimizle ilgili bir sorunumuz da yok…

Kapı’da güvelik had safhada olması nedeniyle, girişte, kimliklerimiz bir görevliyle alındı ve bekletildik bir süre…

Kimlik tespitlerimiz ve GBT (Genel Bilgi Tarama) yapıldıktan sonra içeriden gelen taleple birlikte yanımıza bir yol göstericide verilerek Başbakan Yardımcılığı Binasının bulunduğu yere geldik…

Üzerimizi, saçımızı, başımızı düzelttikten sonra içeriye girdiğimizde yine bir güvenlik noktasıyla daha karşılaştık.

Tam bu noktada bizi Başbakan Yardımcımız Hakan Çavuşoğlunun basın danışmanı Yakup bey karşıladı.

Yakup bey’in güler yüzlü, sessiz, sakin ve iş-organizasyon kabiliyeti yüksek bir kişi olduğunu gördüm.  Daha önce telefonla konuştuğumuzda yaşlı bir beyle karşılaşacağımı düşünürken, Yakup bey’i görünce yanıldığımı anlayıp tebessüm ederek düşüncelerimi kendisine söyledim.

Aklı başında ve başarılı insanları görmek zenginleşme duygusu yaratıyor insanda.

 

***

Başbakanlıkta bir sürpriz…

Bir ara koridorda çıktığımda inanılmaz bir olay yaşadım…

Karşıdan hızla yanıma doğru gelen bir genç “hocam hocam sizi burada görmek benim için ne büyük mutluluk” diyordu…

Yaklaşan gencin kim olduğunu önce anlayamasam da sonra hatırladım.

Abant İzzet Baysal Üniversitesinden emekli akademisyen olarak baktığımda gelen genç, öğrencilerimden Osman Salcı olmalıydı.

Evet evet Osman’dı…

Devlet katında görev üslenen temiz ve güler yüzlü öğrencimle gurur duydum.

 

***

Özel kalemde…

Dernek yönetimi olarak Necmi İnce, Temindar İlimdaroğlu, Zekeriya Keskin ve bendeniz beklemedeyiz

Başbakan Yardımcılı binasının kapısında Azerbaycan bayrak flamalı bir araç gördük girerken…

Büyükelçinin ziyareti var diye düşündüğümüzden özel kalemde biraz bekleyebiliriz doğal olarak…

Sonuçta burası devlet kapısı ve de bizler misafiriz sayın Başbakan Yardımcısı hemşerimizin…

Çok beklemedik ki özel kalem müdürü arkadaşımız hareketlendi.

Sonra Başbakan Yardımcımız Hakan bey’i gördük…

Bizi güler yüzüyle kapıda karşıladı…

Nazik bir insanın devlet katında üst düzeyde görevde bulunmasının getirdiği en önemli özellik zerafetin dalga dalga etrafa yayılması oluyor.

Çevrede gördüğüm hemen tüm yüzler böyleydi, inanın bana…

 

***

Tek tek el sıkıştık ve gösterilen koltuk takımına oturduk.

Hakan bey de bizimle birlikte oturduğunda ister istemez arka taraflarda kalan makam koltuğuna gözlerimiz takıldı.

Duvarda yerleştirilmiş resimlerde, Mustafa Kemal Atatürk kurucu Cumhurbaşkanı, Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı ve Binali Yıldırım Başbakan olarak bize sessizce “hoş geldiniz” dediler…

Hakan bey çay ve hurma ikramına bulundu…

Basın ve Gazeteciler Derneği olarak durumumuzu ManşetX gazetesi sahibi dernek başkanımız Necmi İnce anlattı…

Bir kısmı yazılmamak üzere de olsa genel durumlardan, Bursa basınında var olan sorunlardan ve de güzel bir gelecek beklentilerinden bahsedildi…

Hemşerimiz Başbakan Yardımcısı Hakan bey’in duruma hakim olduğunu, konularla ilgisinin ve de bilgisinin var olduğunu ilk ağızdan öğrendik, mutlu olduk.

Tam bu noktada Basın danışmanı sayın Yakup Halit Bulut arkadaşımızın önemini de hissettik.

 

***

Hediyemiz Kılıç…ve kitap

Derneğimiz adına hediyemizi başkanımız Necmi İnce sundu…

Ardından Dernek Başkan Yardımcısı olarak Sayın Başbakan Yardımcımıza imzalı bir kitap sunumum oldu.

Başbakan Yardımcımıza “ULUSLAR ARASI POLİTİK DERİNLİKLERDE ANADOLU2000” başlıklı kitabımı sunarken  94ncü sayfada yer alan: “GÜLEN dini esaslara yönelik sosyolojik alt yapı hazırlanması amacıyla konuşmalar yapıyor, kilit noktaların ele geçirilmesini istiyordu. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu laik demokratik Türkiye Cumhuriyetini istemeyen Fethullah Gülen açık toplantılarda topluma ve devlete şirin görünmeye çalışırken, kapalı toplantılarda DEVLETİ NASIL ELE GEÇİRİRİZ hesapları yapıyorlardı.” cümlelerini gösterdim.

Başbakan yardımcımız büyük bir merak içinde…

Hocam bu kitabın yayın tarihi ne? Ne zaman yayınandı bu kitap” diye sordu…

Kitabımın bu alandaki dördüncü çalışma olduğunu ve 1999 yılında yayınlandığını söylediğimde…

Hocam bravo, sen o günlerden görmüşsün bunların ne olduğunu” demesiyle bir sıcak yaklaşım oldu…

Sonrasında hep birlikte ve ayrı ayrı fotoğraflar çektirdik Başbakan Yardımcımız Sayın Hakan Çavuşoğlu ile birlikte…

Kılıç ve kitap hediyemizle birlikte sanki hem bilgi dolu hem de kılıç gibi keskin başarılı görevlerinizin devamını diliyoruz demiş gibi olduk

Makamdan ayrılıp önceden rezerve edilen restorana gittik köşk içinde…

 

***

Çankaya’da yemekte…

Sağ olsun Yakup bey bize rezervasyon yaptırmış…

Çankaya Köşkünün coğrafi alanı itibariyle birçok farklı binalardan oluşan çok büyük bir alan…

Bir araç tahsisi sonrasında restorana gidip yemeğimizi yedik.

Fiyatlar oldukça düşük…

Çorba 2.00 lira mesela…

Menü olarak seçtiğimiz Karışık Izgara ise  13.00 TL …

Yemeğimizi sessiz sakin ve nezih bir ortamda yedikten sonra arabamıza binip yola koyulduk.

İstikametimiz Külliye…

 

***

Cumhurbaşkanlığı Külliyesine giriş…

Ankara’nın memur kokulu caddelerini birer birer geçtik…

Başkan Necmi İnce daha önce külliye’ye gelmiş olduğu için direksiyonda onda yönlendirme de onda…

2 nolu kapı, 3 no.lu kapı derken güvenlik görevlileri bizi kapılardan döndürdüler…

Bir görevli 1 no.lu kapıdan girmemiz gerektiğini söyleyince direksiyon o taraf kırıldı.

Bu arada FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN DARBE TEŞEBBÜSÜ sırasında teröristlerce bombalanan 2 v3 no.lu kapıların arasında kalan bölümlerin onarımının devam ettiğini gördük.

Külliyenin Türk Milletine yakışan ihtişamı görülmeye değer…

 

***

Tam bu noktada aklıma bir soru takıldı…

Soru çok önemli…

Külliye yapılıp bittikten ve açıldıktan sonra muhalefet liderleri  AĞIR ELEŞTİRİLER yapıp, bu külliyenin kaçak olduğunu, 1000 odalı olduğunu, gereksiz olduğunu söylediler…

Hem de ilk ağızdan ve çok şiddetli olarak…

BENDE ŞİMDİ SORMAK İSTİYORUM ONLARA…

Mübarek muhalefet liderleri, bu kadar büyük bir yapının yıllardır süren inşaatına, yapım şekline, mimarisine, gerek olup olmadığına ve de nerede yapıldığına dair inşaat halindeyken neden tek kelime söylemediniz…

Yıllarca süren ve Ankara’nın ortasındaki bu süperstrüktür (Büyük üstyapı) ü görmenize rağmen, neden bitmesini bekleyip eleştiriler yaptınız da…En baştan ses çıkamadınız?

Seçim zamanı söylersek oylarımız artar düşüncesiyle bir Kurnazlık olabilir mi?

Aklıma bunlar geldi…

Külliye haşmetli, görkemli ve de hakikaten Türk Milletine ve de devletimize yakışmış.

Yapanlar doğru bir iş yapmışlar.

 

***

Kapıda kontrol…

Aracımızı kapılardan uzak yerde park ettik…

Kapıya geldiğimizde kimliklerimizi verip GBT lerimizi yapmalarını bekledik…

İç mekana geçtik ve bir güvenlik kontrolünde daha durdurulduk…

Derken bir kontrol daha ve nihayet kimliklerimizi bırakıp ziyaretçi kartlarımızı aldık…

Sonra bizi bekleyen bir siyah minibüse binerek dış kapıdan Külliye’ye doğru yola çıktık…

Yaklaşık beş dakika süren bir yolculukla birlikte Külliye ana binalara ulaşıp, yer alına doğru uzanan tünellerden içeriye girip labirent gibi yollardan dolaşarak bir yere geldik…

Minibüsün bıraktığı yerde bir kontrolden daha geçtik ve asansöre binerek gideceğimiz kat’a çıktık…

Asansöre dikkatimizi çeken şu oldu…

Altın-gümüş karışımı renginde yapılan kaplamalar çok yakışmış…

Yine aklıma bir soru takıldı…

Külliyenin tuvaletleri bile altından yapılmış diye konuşanlarda muhalefet değil miydi?

Sahi bu kadar saflık, gözü dönmüşlük ya da bilgisizlik olabilir mi?

Komik değil mi bu durum?

 

***

Külliye de Üst katlardayız…

Ofisler birbirine benziyor ve tam bir takım oyununun parçaları gibi düzenlenmiş…

Biz randevulu olarak geldiğimiz Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Avukat Ayşe Türkmenoğlu’nun ofisine yöneldik…

Akıllı olduğunu konuşmalarıyla öğrendiğimiz nazik bir hanım karşıladı bizi…

Ayşe hanım daha öncesinde AK Parti Konya Milletvekili olarak TBMM de bulunmuş…

Uzun sayılan ve de memleket sorunları ve çözümlerini de içeren bir sohbetimiz oldu.

Başdanışmanlık alanlarının ne olduğunu bilmemekle birlikte Ayşe hanımın dirayetli, genel konulara hakim ve iletişim samimiyeti bakımından takdir ettik.

Necmi arkadaşımızın önceden tanıdığı Ayşe hanımla tanışmak bizi de mutlu etti ve yaklaşık yarım saatten fazla kaldığımız külliyeden yine geldiğimiz yollardan geçerek geri döndük…

Anladık ki külliye hakikaten güzel, derinlikli ve başkanlık makamına hizmet olsun diye yapılmış.

Yapılması doğru mu?

Tarihte hiç devletsiz kalmamış, en kötü zamanlarında küllerinden doğmuş, bilinen tarihte şimdiye kadar 16 Türk Devleti kurmuş ve 17nci devletini KURTULUŞ SAVAŞI sonrasında kazanmış bir millete  az bile…

Devletin güçlülüğünü göstermesi bakımından da gerekli…

 

***

Yolumuz BYEGM tarafına…

Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürümüz Sayın Mehmet Akarca’ya uğrayacağız…

BYEGM lüğü Başbakan Yardımcımız Sayın Hakan Çavuşoğlu’na bağlı makamlardan…

Son durağımıza da uğrayıp geri dönüş yoluna gireceğiz…

Vakit öğleden sonra, akşama doğru ama hava kararmamış durumda…

Arada bir havada yağmuru hissettiğimizde oldu…

BYEGM lüğü binasına girip özel kaleme geçtiğimizde genel müdürümüzün misafiri olduğunu  öğrenip biraz dinlenme fırsatı bulduk…

Az bir zaman geçti ki içeriye geçtik…

Sağ olsun, Başbakan Yardımcımızın basın danışmanı Yakup beyde bizimle birlikte…

Kendisini basın dünyasında tanıdığımız Genel Müdürümüz Mehmet Akarca bey’in sohbetiyle memnun olduk…

Basının genel durumundan bahsederken verdiği örneklerle ufkumuzda farklı pencereler açıldı…

Dernek olarak durumumuzu ve genel Bursa basın gündemini paylaşma şansımız oldu…

Birlikte fotoğraflarımız çekildikten sonra aşağıya inip 24 saat açık bulunan basın bürosunu ve yeni açılmış olan bir fotoğraf sergisini gezme, izleme fırsatını bulmuş olduk.

Akşam alacasında BYEGM den ayrıldık.

 

***

Geri dönüş başladı…

Karanlık gecenin far ışığında hızla ilerlerken yazılmamak kaydıyla söylenenleri hafızalarımıza kodladık…

Devletimizin tepe noktalarında ve mesleğimizin üs makamlarında görüşmelerimizi yaparak kendimizi zenginleşmiş hissederek dönüş yolcuğuna geçtik…

Günümüz dolu ve doyurucu geçti…

Başbakan Yardımcımız hemşerimiz Sayın Hakan Çavuşoğlu’na…

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Sayın Ayşe Türkmenoğlu’na…

Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürümüz Sayın Mehmet Akarca’ya…

Bizlere zaman ayırdıkları, dinledikleri ve paylaşımlarda bulundukları için en samimi duygularımızla…

Bu satırlar aracılığıyla teşekkür ediyor, başarılarının devam         ı dileğimizi iletiyoruz.

Saygıyla…

 

 

 

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA