EN KÖTÜ SENARYO…

 

 

 

EN KÖTÜ SENARYO…

Bu yazıdan tam anlamıyla bir mana çıkarmak için öncelikle Gençliğe Hitabe’nin ölümsüz ruhunu aklınızda bir dolaştırmanızı tavsiye ederim.

Güvenilen tüm dağlara kar yağsın mesela. İktidar çöksün. Muhalefet, Mustafa Kemal döneminde olduğu gibi yabancı ülkelerin mandası altında olmak için insanüstü çaba harcasın. Tüm siyasi oluşumlar ‘kelle koltukta’ naraları atarak vaveyla etsinler ve batan gemideki fareler gibi kaçışsınlar. Askeri erkân, tüm haşmetiyle kurtuluşu başka güçlere ilhak olmakta arasın. Basın ve yayın organları, propagandalarını ülkenin aleyhine yapmaktan geri kalmasın. Öyle politik çalkantılar olsun ki mesela vatanın her karış toprağı gönüllü olarak satılmak istensin. Ekonomik ve siyasi yok oluşu herkes mubah görmeye başlasın. Ülkenin ileri gelenleri yolsuzluklara bulaşsın, her siyasi makam rüşvet krallığını kurmuş bir monark gibi neredeyse resmi olarak usulsüzlük yapsın. Şu şekilde konuyu netleştirelim, Osmanlı’nın parçalanma sürecinde yaşamış olduğu durumu yüz ile çarpalım.

Bu durumda sen ne yaparsın değerli okuyucu. Mustafa Kemal bu çağda yaşasa ne yapacağı belli… Gençliğe Hitabe’de belirtmiş… İşin içinden çıkılmaz soru şu: sen ne yapardın? Ben, biz, hepimiz ne yapardık? Çanakkale’de ölen şehitlerin birazı kadar olabilir miydik?  Denizden dalgalar gibi taşan kruvazörlere karşı tek başına kalsan dahi, son mermiyi Seyit Onbaşı gibi topun ağzına yerleştirebilir miydin?

Yukarıdaki olumsuz örnekleri tek bir noktada toplamak adına, ayrıca vurulan darbenin şiddetini arttırmak için, mübalağa yaparak, soruyu tek bir mercekten geçirip odaklayacağım.

Düşman askerleri evinize girse, elinize bir silah vererek tüm ailemizi öldürmenizi istese, eğer yapmazsanız kafanıza dayadıkları silahla sizi öldüreceklerini söyleseler ne yapardınız. Çok sert bir benzetme ama ülkenin durumunu başka türlü anlatmak gerçeklikten uzak olacaktı. Böyle bir durumdayken ülke, sen hangi yolu seçerdin.

Mesela Türklüğünden vazgeçer miydin? Ya da dininden döner miydin? “Yaşamak için kölemiz ol aksi takdirde özgür bir ölü olursun” deseler… Aklınıza hiç ‘Ya istiklal ya ölüm’ gelir miydi?

Bu vatan her ne şartta olursa olsun, ne kadar rezilliğin içine girerse gitsin, ağza alınmayacak durumların baş aktörü olsa dahi bizim başka bir yere gitme şansımız yok. Bir Alman, Hollanda’ya gidebilir, bir İtalyan İspanya’ya gidebilir. Tüm Avrupa ABD’ye gidebilir ve hür bir şekilde yaşar. Ama biz aynı durumda değiliz. Bizim bu topraklardan başka sevdalandığımız bir yer yok. Başkalarının toprağında da gözümüz yok. Kök salacağımız tek yer bu vatan. Kesinlikle burayı adam etmekten başka seçeneğimiz yok.

Kötünün peşinden körlemeye gitme fiiliyatı zihninizde canlanmasın sakın. Bu zaten öleceksek bari savaşarak ölelim mantığıdır. Çünkü şezlongda yatarken kahraman olunmaz.

Son sözü Mehmet Akif’in duasına ayıralım: Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.  Âmin.

Bu yazı 245 kere okundu.
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA