KENDİNİ TİLKİ SANAN TAVUKLARIN YOLUNMUŞ TÜYLERİ

Paylaş
 

KENDİNİ TİLKİ SANAN TAVUKLARIN YOLUNMUŞ TÜYLERİ

Babamın meşhur sözlerinden biri, konunun tam merkezinde durarak, çemberin sınırına kadar bize ışık verecek zannediyorum: ‘Mesafe kısa, ödül çok büyük; bu işte bir bit yeniği var.’

Bir koyarak yirmi beş alma… Yüzde beş yüz kazanma… Cennet gibi değil mi? Tamam, bütün suç hırsızda, kabul ama kimden çaldı bir de ona bakalım.

Çiftlik bank mağdurları denilen güruh, kandırıldıklarını söylüyor. Normal ticaretlerini icra ederlerken, yani kendilerine ait olan sermayeleriyle, belli bir mal karşılığı alış veriş adabında iş yaparlarken, biri çıkıyor ve bu tüccar arkadaşları soyuyor, öyle mi? Burada Sokrates’in savunmasını dillendirelim: ‘Seni haksız yere suçluyorlar’ diye söylenince, Sokrates diyor ki: ‘Haklı yere suçlasalar daha mı iyi olurdu.’ Kıssadan anlaşılacağı gibi haksız yere soyulduklarını söylüyorlar ama soyuldukları konuda hak aramak giriştikleri işin tabiatında yok. Aleni olarak şunu söyleyebiliriz ki soyulabilme haklarını, kendi elleriyle hırsızın eline vermişler. Avukata verilen vekalet gibi… Tüm sermayeyi, 1’e 25 kazanma hırsı, açgözlülüğü yüzünden kesin gördükleri bu belaya yatırdılar. Risk, çürük elmayı kaplayan şeker misali dudaklarda, dillerde harika hayaller bıraktı ama mide fesadına sebebiyet vermiş oldu.

Görünürde mağdur olan bu arkadaşların yaptığı işin aslı tilkiliktir. Kümese rahatça gireyim ve tüm yumurtaları alıp götüreyim… Bir kilo süt vereyim, kilolarca yoğurt kazanma şansım olsun. Oh, ne ala…

Diğer çalışan insanlar, alın terlerini asgari ücret denilen trajikomik bir rakama feda ederken, gerçek ticaret erbapları usule uygun kazanç çıtasını hesap edeceğim diye kılı kırk yararken acaba hangi tarafın gerçekten soyulduğunu konuşsak daha ahlaklı bir tartışma konusu olmaz mı?

Köşe dönmeli, vurgunlu, almalı kaçmalı işler, hele bir de ticaret adı altında icra edilirse aslında hemen konunun dolandırıcılık olduğuna uyanmak gerekir ama nefsin en zayıf olan noktasından insanları vurmayı bilen, tilkicikleri soyan çakallar olmasa… Tilki kılığına giren bu zavallı tavuklar, başka kümesten yumurta alacağım niyetine kendilerini kaptırınca, aslında kendi yumurtalarını kaptırdıklarının farkına biraz geç vardılar.

Yine de geçmiş olsun diyelim ama üzülme işini gerçek hakkı yenen, çabasının karşılığını alamayan, az ücretle çalıştırılmak zorunda bırakılan, sömürülen ve alın terindeki emeği çalınan kişi için gösterelim. Havyar yemek maksadıyla yola çıkanların açlığına itibar etmeyelim. Çünkü dava, ekmek davasıdır; onu korumaya çalışalım.

Vuku bulan suçun muhatabı devletin yasaları. Geç de kalınmış olsa işe el attılar ama denetleme mekanizmasını döndürecek bir çark bulamadıkça, yeni nesil çakallar, kuzuların arasında gezinmeye devam edecek.

Artık diş fırçasının bile bilimsel yapısından bahsedilen bir çağda yaşadığımız için sosyolojik olarak bu alanlardaki denetleme konusunu bilimselleştirebiliriz. Halkı aydınlatmak zannedildiği kadar zor değil, devlet olarak sadece mum gibi yanmayı bileceksin o kadar.

Tüm ticaret erbaplarına ölçülü kazançlar dilerim.

 

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA