CUMHURBAŞKANIMIZ ERDOĞAN’A…TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN BİR ÖNERİ…

Paylaş
 

CUMHURBAŞKANIMIZ ERDOĞAN’A

TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN BİR ÖNERİ…

İstanbul da ki hava limanını ATATÜRK HAVA LİMANI adıyla ilan etmelisiniz…

PİR SULTAN YA DA HACI BEKTAŞ gibi bir değerli ismi önemli bir yatırımımıza  (Çanakkale köprüsü ya da mermaray tüp geçitleri gibi) vermelisiniz.

Gelecekte bir gün Çamlıca da yapılan altı minareli camini adı da RECEP TAYYİP ERDOĞAN CAMİ olarak kayda mutlaka girer…

Türk Milletinin inançta yaşadığı ayrılığın kaynaklarını birleştirmede önemli mesafeler kazanılacaktır diye düşünüyorum.

 

Tarih 17 Nisan 2018

Devlet Bahçeli konuştu…

Birden, yaz sonrası Kasım ayında seçim konusunu gündeme getirdi…

Cumhurbaşkanı seçimleri daha da öne alarak, yaz başlangıcında Haziran ayında yapılmasını istedi…

Neden?

Açıklayayım.

***

Yürüyüşü Hatırlayalım…

Geçen yıl Kılıçtaroğlu bir yürüyüş yaptı ya…

Hani Ankara’dan İstanbul’a doğru günlerce yürüdü…

Bu yürüyüşün amacı Gizlilik dereceli belgelerin temini, basına sızdırılması ve siyaseten kullanılması gibi bir olayın içinde olduğu varsayılan ve bu nedenle hakkında CASUSLUK SUÇLAMASI iddiasıyla dava açılan Enis Berberoğlu’na destek yürüyüşüydü…

Hatta, İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş yapılsa daha doğru olurdu siyaseten.

Ancak amaç Berberoğlu olunca tersine yürüyüş yapıldı ve dünya kamuoyunun dikkati çekildi.

Hürriyet Gazetesinin eski Genel Yayın Yönetmeni ve hemen sonrasında CHP den milletvekilinin cezaevine atıldığını dünyaya şikayet mahiyetinde gösterme amacı öne çıktı…

***

Bu arada akla şu soru takıldı…

ENİS BERBEROĞLU Hürriyet Gazetesinin Ertuğrul  Özkök’ten sonraki Genel Yayın  Yönetmeni durumundaydı…

Çoook yüksek dolar maaşlı ve her türlü ihtiyacının karşılandığı bu görevi birden bıraktı ve C HP den ilk sıralarda garanti vekil durumuna getirildi…

Akla MİT tırlarıyla ilgili belgeleri elde edip CHP Genel Başkanı KILIÇTAROĞLU’na ve gazeteci  CAN DÜNDAR’a verdiği iddiası da bu noktada başladı…

Belge tedariki ve aktarılması ağır bir suçtu…

Milletvekili dokunulmazlığı zırhına bürünmesi lazımdı…

CHP bu zırhı ona verdi…

Böylece Hürriyet’in çoook büyük ekonomik imkanlarını bırakıp vekil maaşıyla devam etme gibi bir duruma geçti…

Aradaki fark Emin Çölaşan’ın  kitaplarından da edindiğimiz bilgilerle aylık bazda vekil maaşına göre belki on kattan fazlaydı…

Kılıçdaroğlu yürüyüşünün nedeni Berberoğluna arka çıkmaktı…

Devlet geniş güvenlik ağıyla provokatif olaylara fırsat vermedi…

***

Gezi olayları…

Bazı şehirlerde özgürlük ve demokrasi adına yapılan toplantı ve gösteriler…

Ve sonrasında gerçekleşen günlerce devam eden Yürüyüş deneyimleri yeni bir eylemin habercisi durumundaydı…

CHP bütün seçimlerde yıllardır kaybeden tarafta…

Kılıçtaroğlu yıllardır kaybeden genel başkan olmasına rağmen Parti Genel Başkanlığını bırakmıyor…

Açık toplantılarda demokrasi, Laiklik, sandık ve seçim derken,parti meclisi üyeleri yoluyla  iç toplantılarda Cumhurbaşkanının hangi yöntemle olursa olsun  indirilmesi, gönderilmesi, bıraktırılması gerektiğini işledikleri görülüyor…

Sıcak günler yakın oluyor bu durumda…

Üstelik her türlü yol kullanımına açık…

***

SEÇİM KARARI NASIL ORTAYA ÇIKTI…

İktidar Partisi AKP yöneticileri her koşulda seçimlerin zamanında yapılacağını dile getirdiler…

Aslında doğrusu da bu değil mi?

Ancak ne oldu da erken seçim kararını Devlet Bahçeli birdenbire ortaya attı…

Ve sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan yaz mevsiminin başına seçim tarihini çekiverdi…

Ne oldu?

Bu Konuda Düşüncem şöyle…

Öyle bir şey olmalı ki seçim kaçınılmaz olsun…

Mesela…

Türkiye’nin 19 mayıs tarihi itibariyle bir Ankara’ya doğru bir yürüyüş başlatılacaktı…

Ve aynı tarihlerde ülkenin dört bir yanından onbinlerce, belki yüzbinlerce CHP ve diğer muhaliflerin katılacağı yürüyüşler yapılacaktı…

ABD ve AB ülkeleri ülkenin dört bir yanından başlatılan bu hareketleri destekleyecek ve olası provokasyonlarla çatışmalar çıkacak ve ANKARA siyasi-güvenlik bakımından güç duruma düşürülecek sıkıştırılmış olacaktı…

Sonrasında Erdoğan’ın istifası istenecekti…

Bir türlü halk ayaklanmasına dönüşebilecek böyle bir yürüyüş çatışma durumunda iç savaşa bile dönebilirdi…

Bu yaz aylarının sıcak geçmesi demekti ve devletin bekası durumu ortaya çıkmıştı…

Zaten 19 mayıs günü SAMSUN’da bir grup muhalif yürüyüş için bildirimde bulunmuş ve başlangıç halinde kendilerine izin verilmemişti…

Yaz ayları sıcak hareketli ve devletin bekasına karşı zorlu geçecekti…

Önlemenin tek bir yolu vardı…

ERKEN SEÇİM…

Devlet Bahçeli yaz aylarındaki olası tehlikeleri görüp Kasım ayında seçimi öne sürdü…

Muhalefet için olabilirdi…

Çünkü kasımda seçim olması yaz aylarındaki muhalif hareketlerin hedeflerini engellemiyordu…

İşte bu testlerden geçip 2 gün içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan duruma müdahale etti.

SEÇİM 24 HAZİRAN DA OLACAK.

***

ABD nin hedefleri boşa çıkmış oldu…

Türkiye’de ve Venezüella’da kendisine karşı ulusal politikalarıyla öne çıkan liderler vardı…

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan…

Venezüella Devlet Başkanı Nıcolas Maduro…

Her iki lideri Diktatör ilan eden Batı dünyası ve lideri ABD baskısını entrikalar ve algı yaratma yoluyla arttırıyor, suikast, darbe, ekonomi, döviz kurları ve kirli savaş yöntemleriyle yapıyordu…

Tam bu nokta’da aynı günlerde…

 

ERMENİSTAN

Komşumuz Ermenistan’da devlet başkanlığı görevi sonrasında Başbakan olarak siyasete devam etme kararı alan SARKİSYAN’a karşı bir eylem düzenlendi…

Ermenistan siyasetinde yüzde iki-üç oy alan partinin lideri Paşinyan halkı meclis binasının etrafını sarmaya ve ayaklanmaya çağırdı…

Sarkisyan’ın Rus modeli olarak uygulamaya çalıştığı operasyona karşı ayaklanan halk bir süre sonra Sarkisyan’ın istifasını gördü…

Paşinyan Ermenistan’da Başbakan oldu…

VENEZÜELLA

ABD baskılarını bertaraf etmek isteyen başkan Nicolas Maduro seçime gitti…

Seçimler yapıldı ve yine Ulusalcı, solcu başkan tekrar kazandı…

Seçimlere hile karıştı sonuçları tanımayın diye ABD destekli algı yaratılmaya başlandı…

Ülke karışıklığa itildi ve kargaşa devam ediyor…

Hani seçim demokrasiydi?

ABD ve işbirlikçileri kazanamadıkları seçimler sonrasında demokrasi falan dinlemiyor…

Oyun ortada…

TÜRKİYE’DE DOLAR KRİZİ

Yaz aylarında olması muhtemel ülkenin her yerinden Ankara’ya yürüyüşlerle ve boğmaca taktiğiyle (Ermenistanda yapılan gibi)oluşacak sıcak ve eylemli günlerin varlığı seçimle ortadan kalkmış durumda…

Haziranda yapılacak seçim çok erkene alınmış olsa da; ABD, spekülatörler vasıtasıyla DOLAR krizi yaratarak seçimi muhalefet lehine çevirmeye karar vermiş…

Dolar bu nedenle fırladı ve Türk lirasına karşı değer kazanmaya başladı…

Oysa dünyada global bir dolar kriz yok…

 Hemen gelişmekte olan her ülkenin parası dolar karşısında azar azar değer kaybediyor…

Türkiye’de ise değer kaybı koşar adım sayılır…

Başka nerede var dolar karşısında büyük kayıplarda olan para…

Venezüella’da…

ABD her iki ülkenin Başkanına DİKTATÖR diyordu…

Ve DOLAR KRİZİ de sadece buy iki ülkede var…

Eğer seçimde Erdoğan yine kazanırsa, ABD muhalefeti sokağa dökmek için her şeyi yapacaktır Venezüella’da olduğu gibi…

İŞTE BU NOKTADA DİYORUM Kİ…

DİKKATLİ OLMAK GEREK…

HEM DE ÇOK DİKKATLİ…

***

FETÖCÜLERİN OYLARI…

Bu seçimler devletin kendisini koruma refleksiyle ortaya çıkmış bir olağanüstü durumdur…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Milleti Devletinin yanında Cumhurbaşkanıyla birlikte önemli bir sorumluluk yüklenmiştir…

Kısa zamanda yapılması gereken seçimlerde 100 bin oyla başkanlık adaylığı başvurusu yapacağını söyleyen İYİ PARTİ Genel Başkanı MERAL AKŞENER ile SAADET PARTİ Genel Başkanı TEMEL KARAMOLLAOĞLU’nun adaylığı için kullanılan oyların durumuna  “Fetö oyları yok mu bunların içinde” diyerek parmak basılmış…

Öyle ya FETÖ oyları AKP ye MHP ye BBP ne gitmediğine göre nereye gidecek ki?…

Adaylık oyları içinde olacaktı kuşkusuz ve sonrasında seçim sandığında desteğine devam edecek…

FETÖCÜLER Cumhur ittifakına oy vermeyeceklerine göre…

Değil mi?

***

SONUÇ

Sayın Cumhurbaşkanım…

Size bir öneride bulunacağım…

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birleştirici gücü olarak yeni yapılan dünyanın en büyük bir kaç hava limanından biri olan İstanbul da ki hava limanını ATATÜRK HAVA LİMANI adıyla ilan etmelisiniz…

Ayrıca…

Çanakkale’ye yapılan asma köprü ya da iki kıtayı denizaltından  birbirine bağlayan geçiş tüpüne  verilirse TOPLUMSAL BARIŞA katkısı çok olacaktır diye düşünüyorum…

Türk milletinin farklı inanç yapılarına bölünmüşlüğünü ortadan kaldırıp, kucaklaşmasını sağlayıcı bir yaklaşım olacaktır…

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlığı…

Yaşasın bu devletin korunmasına katkı sağlayanlar…

Yaşasın Osmangazi, Fatih Sultan, Kanuni Süleyman, Mustafa Kemal ve Tayyip Erdoğan…

Saygıyla…

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA