OTİZMLİ DÜNYALARDA…AİLELER NE YAPMALI

Paylaş
 

OTİZMLİ DÜNYALARDA…AİLELER NE YAPMALI

Konu önemli. Aile durumu fark ettiğinde öncelikle çok üzülebiliyor belki ama kendilerini toparlayıp otizmle ilgili ne kadar önceden bilgi alıp uygulamaya geçerse o kadar yararlı sonuçlar elde edebiliyor.

Konu ile ilgili Otizm Uzmanı öğretmenlik sertifikalı bir uygulayıcı Sayın Saniye Gürler’den bilgi aldık.

Sizi tanıyabilir miyiz?

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunuyum. 2 yıl öğretmenliğin ardından Londra’ya giderek otizm eğitimi ve İngilizce dil eğitimime orada devam ettim. 2008 yılında Türkiye’ye dönerek Zihinsel Engelliler Öğretmenliği çalışmalarıma devam ettim. Otizm konusunda gerek eğitimler, gerek seminerlerle kendimi sürekli geliştirdim ve uzmanlık aldım. Şu an da Yenişehir Özel Eğitim Merkezinde çalışıyorum.

Otizm Nedir?

Otizm doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk 3 yılında fark edilen karmaşık bir gelişimsel bozukluktur. Beynin ve sinir sisteminin yapısını ya da işleyişini etkileyen bir sürecin sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Genetik temelleri olabileceği ve çevresel faktörlerle tetiklendiği görüşü hâkimdir.

Doğan her 68 çocuktan biri otizm riski ile dünyaya gelmektedir. Dünyada her 20 dakikada bir çocuk otizm tanısı almaktadır. Otizm erkek çocuklarda kız çocuklarına göre 4 kat daha fazla görülür. Otizmin belirtileri en erken yaşamın ilk 6. Ayında fark edilebilir. Bilinen tek gerçek tedavisi ise erken teşhis ile yoğun, sürekli özel eğitimdir.

Belirtileri nedir?

Belirtileri iki başlık altında toplanabilir:

a)    Sosyal iletişim ve etkileşim sorunları:

İsmi söylendiğinde bakmamak, göz kontağı kurmamak, sanki orada değilmiş gibi davranmak, arkadaşlık ilişkisi geliştirememek, kişilerin ilgisine kayıtsız kalmak, konuşma başlatamamak ya da garip bir şekilde konuşmak, sohbet sürdürememek, bazı sözleri anlamsızca tekrarlamak, arkadaşlarının oyunlarına katılamamak, gibi..

b)   Tekrarlayan/Takıntı davranışlar ve sınırlı ilgi ya da etkinlikler

Bazı objelere karşı aşırı ilgi duymak örneğin çamaşır makinesinin çalışmasını saatlerce izlemek, düzen ve rutinine aşırı bağımlı olmak, ani düzen değişikliklerine aşırı tepki vermek, sallanmak ya da çırpınmak, ayak ucunda yürümek, belli ses, doku ya da kokulara karşı aşırı tepkili olmak ya da tepkisiz kalmak gibi..

Ben otizmin genetik bir durum olduğuna inanıyorum. Otizme sebep olduğu söylenen birçok etken var. Mesela plastik malzemeler, civa, kurşun, pastisitler, gluten, otomobil egzosu vb. gibi. Ama baktığımızda bu tür etkenlere her doğan bebek maruz kalıyor ve hepsi otizmli olmuyor. O yüzden genetik bazı sebeplerin bu etkenlerle birleşerek otizm rahatsızlığına yol açtığı inancındayım.

Anne ve babanın DNA’larının bir şekilde birleştiği ve bu birleşimden bizlerden apayrı bir dünyası olan otistik çocuklar dünyaya geliyor. Bu benzersiz genetik kodlama, onu çevremizdeki kurşun, civa vb. gibi etken maddelere karşı daha hassa yapıyor. Yine de bu spektrum bozukluğuna neyin sebep olduğu maalesef henüz net olarak bulunmuş değil. Benim de aynı fikirde olduğum gibi son dönem araştırmaları otizmin genetik bir rahatsızlık olduğu görüşünü kuvvetlendirmektedir.

Otizm tedavisinin ilk hedefi iletişim becerilerinin geliştirilmesidir. Her otizmli çocuk birbirinden farklı davranışlar sergilediği için bireye özel bir program çizilmelidir. Ayrıca bireysel belirtiler ve davranışlar zamanla değişiklikler de gösterebilmektedir. Bu yüzden tedavi stratejileri bireysel ihtiyaçlar ve aile kaynaklarına göre düzenlenmelidir. Çocuğun sosyal hayata uyumunu kolaylaştıracak yöntemler uygulanmalıdır. Davranışsal eğitim ve yönetim ile özel terapiler çocuğun fonksiyonlarının gelişmesi ve potansiyele ulaşmasında çok etili olabilmektedir.

Uygulamalı Davranışsal Analiz, duyusal bütünleşme, konuşma, meşgale ve fiziksel terapilerin tamamı gelişimi büyük ölçüde etkilemektedir. Konuşma terapisi otizmli çocuğun daha iyi iletişim kurabilmesi ve böylelikle sosyal becerilerini geliştirmesine yardımcı olur. Meşgale ve fiziksel terapi koordinasyon ve motor becerilerdeki eksiklikleri geliştirmeye yardımcı olur. Meşgale terapisi, otistik çocukların duyulardan (görme, koklama, dokunma, duyma) gelen bilgiyi daha yönetilebilir yollarla işlemelerine yardımcı olur.

Otizmin çeşitleri nelerdir?

Otizmin 5 çeşidi vardır. Bunlar;

Asperger Bozukluğu

Komer Sendromu

Yaygın Gelişimsel Bozukluk

Rett Sendromu ve

Çocukluk Dezintegratif Bozukluğudur.

Asperger Bozukluğu;

Bu çocuklar genellikle ilk başlarda yanlış teşhis edilirler. Obsesif Kompulsif Bozukluk ya da belki Dikkat Eksikliği Bozukluğu olduğu düşünülür. Genelde bir şeye uzun süre konsantre sağlamaları en önemli ayırt edici özelliğidir ve bu tür çocuklar üstün zekalı olabilmektedir.

Komer Sendromu

Otizmin en yaygın olarak en iyi bilinen türüdür. İlk 3 yaş içinde ortaya çıkar. Basmakalıp davranışları vardır. Kişisel duygusal bağları sınırlıdır. Rutin olarak her şeyin jep aynı olmasını isterler.

Yaygın Gelişimsel Bozukluk

 Kalsik otizm ile aynı belirtileri gösteren çoğu çocukları tanımlamak için kullanılır. Bu çocuklarda da otistik çocukların ihtiyaç duydukları aynı müdahaleler gerekir.

Rett Sendromu

Otizmin nadir görülen ve az bilinen bir türüdür. Hastalar genellikle kass atrafisi ile ilgili sorunlar yaşarlar ve tekrarlayıcı el hareketleri yapma eğilimindedirler.

Çocukluk Dezintegratif Bozukluk

Oldukça nadir görülen bir durumdur. Bu çocuklarda doğumdan itibaren normal gelişim mevcuttur. İki ve dört yaş civarında bu durum gelişir. Çocukların gelişiminde gerileme olmaya başlar. Diğer çocuklarla iletişim ve etkileşimi kaybetmeye başlarlar ve oyunlara olan ilgilerini kaybederler. Motor beceriler ile ilgili sorunlar da başlar. İletişim becerilerinde belli bir dereceye kadar gerileme olmaya başlar ve konuşmayı durdururlar.

Otizmde sosyalleşme en önemli tedavidir. Erken tanı ve sürekli eğitim ve bu eğitime aile desteği ile otizmli bireylerde çok iyi yol kat edilebilir.

Son olarak otizm bit hastalık değil bir rahatsızlıktır ve terapisi mümkündür. Tek reçetesi ise sürekli eğitimdir.

Otizmli çocuğu olan Ailelere ne tavsiye edersiniz?

Ailelere tavsiyem otizm ile ilk yapılması gereken ilk şey göz temasını sağlamaktır.

Ardından da taklit yeteneğini devreye sokmaktır. Teknolojik aletler hayatla iletişimi kesiyor ki bu normal çocuklarda da aynı etkiyi vermektedir maalesef. O yüzden tv, akıllı cep telefonları, tablet vs. hepsine bir son verilmesi gerekiyor. Oyuncakların elenmesi gerekmektedir.. İletişime dayalı ve birlikte oynayabileceğimiz oyuncaklar alınmalı. Takıntı yaptığı oyuncaklar hemen kaldırılmalı ve yerine başka oyuncak verilmeli, sürekli değişiklik yapılmalıdır.

Oyuncak konusunda dikkatli olmak gerek, başka ne yapabiliriz?

Evde sizinle göz teması kurmadan istediği hiçbir şeyi vermeyin ve istediği hiçbir şeyi yapmayın. İnatlaşmasına fırsat vermeden ikna etme yoluna gidin. Duyu bütünlemesi için yastıklarla sıkıştırın. Bu yöntem Temple Grand’ın otizmliler için icat ettiği sıkıştırma makinesinin ev usulü halini bu şekilde yapabilirsiniz. Haftada iki kez tüm vücudunu özel bir fırça ile fırçalayın. Kısa, öz, tek kelimelik anlatımlarla hayatı anlatın. Yapması gerekenleri ona bu şekilde sunun. Katı gıda yedirin. Cips, kola, çikolata vb. gibi atıştırmalardan uzak durun. Temple Grand’ın  “Resimlerle Düşünmek” kitabını mutlaka okuyun. Çocuğunuzun durumunu saklamayın. Kendinize bir otizm çemberi kurun. Psikolog, psikiyatri, nörolog. Rehabilitasyon merkezi, genel sağlık raporu, konuşma terapisti, okul ve otizmli çocuğa sahip diğer ailelerden oluşan bu çember sizi kendinizi daha iyi hissettirecektir.

Ebeveyn olarak amacımız ne olmalı?

Amacımız otizmli bireylerin yeteneklerini öğrenme olsun. Resim, müzik, el sanatları, spor vb. gibi. Madalyanın tersine çevirip bakın. Çocuklarının onlara neyi öğretmeye çalıştığını anlamaya çalışın. Pozitife odaklanın ama durumu reddetmeyin sakın ve kabullenin. Bilim insanlarımız sürekli araştırıyorlar. Hatta Türkiye’de yapılan bir araştırma sonucu ve iki aile de denenen çalışmalarda yeni bir genin otizme sebep olduğu ortaya çıkmış. Sürekli araştırın ama lütfen bu araştırmaların çoğul kazanımlarını kullanın.

Her Otizmli çocuk aynı mıdır?

Aynı değil tabi ki. Her otizmli bireyin birbirinden farklı olduğunu unutamayın ve genel doğruları uygulayıp ona göre davranış geliştirin. Bana bu fırsatı verdiğiniz için ben de teşekkür ederim

Zihinsel Engelliler Öğretmeni/Otizm uzmanı sayın Saniye GÜRLER’e Medyatimsah Gazetesi olarak çok teşekkür ediyoruz

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA