Yoğurtlu karpuz ve tavuk

Paylaş
 

Yoğurtlu karpuz ve tavuk

İki farklı olay anlatacağım…

Yeme içme ile ilgili yaşanmış gerçek olaylar toplumlar arasındaki kültür farkını ortaya koyması bakımından önemli…

Bern yaşanmış hikayeleri ilk ağızlardan dinledim.

İlk anlatacağım Marmaris’te…

İkincisi Ankara’da…

***

Üniversitede görevli arkadaşım anlattı…

Ağustos’un en sıcak günlerinde karı-koca Marmaris’te tatildeler…

Sıcağın en tepede olduğu öğle sonrası bir saatte lokantaya gidip sipariş veriyorlar…

Birer Adana, Ortaya Beyti kebap, yoğurt, salata, üzerine kaymaklı tatlı…

Siparişleri beklerken masaya ikram olarak gelen antep ezme ve bal kaymak’tan da lavaş ekmekle götürmeye başlıyorlar…

Siparişler az sonra gelmeye başlıyor…

Büyük bir keyifle öğle yemeğini yerken tam o sırada kebapçıya bir genç kız giriyor…

Yirmili yaşlarda dal gibi bir güzel kız…

Servis elemanına bir dilim karpuz ve bir porsiyon yoğurt sipariş veriyor…

Az sonra gelen yoğurdu karpuzun üzerine boca ediyor ve sonrasında yoğurtlu karpuzu afiyetle yiyip parasını ödeyip0 çıkıyor…

Bu arada ortaya Beyti Kebap geliyor…

Arkadaşım” yahu Hüseyin hocam, vallahi de billahi de beytiyi yiyemedik.  Kıza bak ya, yoğurtlu karpuz yerken o sıcakta, biz kebaplarla kaymaklı tatlılarla neler yemeye çalışıyoruz. Eşimle birlikte birbirimize baktık ve çok utandık.”

***

Eşimin kuzenlerinden biri anlattı.

Askerliğini Genel Kurmay Başkanlığında komutan ve hizmet aracı şoförü olarak yapmış…

Bir gün yurtdışından gelen yabancı uyruklu görevli iki kişiye araç tahsis etmişler…

Kuzen ve dil bilen bir kişiyi de yanlarına verip Ankara’da gezi-alışveriş’e çıkmışlar…

Aradan birkaç saat geçmiş ve bir tavuk restorana girip yemek yemeyi istemişler…

Yabancılar iki tane bütün kızarmış tavuk söylemiş…

Bizim kuzen ve yanındaki ise sadece yarım tavuk söylemişler…

Yarım tavuğu çeyrek çeyrek paylaşan bizimkiler ortaya gelen tepeleme ekmekle birlikte karınlarını doyurmuşlar…

Kuzen tam bu noktada söze girdi…

Hüseyin şaşırdık kaldık” dedi ve gülerek devam etti.

Biz iki kişi yarım tavuğu ortadaki tepeleme ekmekle yedik ve karnımız doydu ama adamlar kişi başı birer tavuğu ekmeksiz yediler onların da karnı doydu. En sonunda biz onlara onlar bize baktı ve tebessüm ettik hep birlikte.”

***

Yeme içme belki para pul ve zenginlik olayı bir açıdan…

Ama yoğurtlu karpuz ve ekmeksiz tavuk yeme olayına baktığımızda bir alışkanlık durumu da ortaya çıkıyor…

Cebince parası olan da olmayan da ekmeğe göz kırpıyor bizim ülkemizde…

Alışkanlıklar zamanla kültürel bütünleşmeye dönüşüyor…

Ekmeği azaltıp, sebze meyve ve etleri çokça yiyelim…

Daha sağlıklı olmaz mıyız?

Ne dersiniz?

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA