TEORİK İSLAMİYETTE PAZARLIK NEDEN OLAMAZ

 

 

 

TEORİK İSLAMİYETTE PAZARLIK NEDEN OLAMAZ

Fetva verme mertebesinin dışında olan kimselerin, en keskin cümlelerle ahkâm kesmeleri, tamamen kibrin ve cehaletin göstergesidir. Bu sebeple liyakata mazhar olanlara saygıda kusur etmemek için bu giriş kaçınılmazdı. Zira takva elbisesi giymeden çırılçıplak sokağa çıkılmaz; bu yazı için de, bu giriş en uygun elbise olsun.

Önce olanı, ardından olması gerekeni nakşedelim.

Genellemede olan şudur: Bir ürün satılırken pazarlık payı konulur  ve alış veriş sırasında talebe göre şerbet verilerek en üst rakamdan satışı gerçekleştirilir. Rakamsal değer üzerinden gidelim; Ürün 10 lira, satıcı buna 20 lira fiyat veriyor ve pazarlıkla 15 liraya alış veriş gerçekleşiyor. Ne güzel tiyatro değil mi?

Alıcı, fiyatın şişirildiğini biliyor, satıcı, pazarlık yapılacağının farkında, oh memleket ne ala…

Tamam, günümüz serbest piyasasının özgürlükçü liberal kapitalizmi öyle işlemek zorunda. Herkes, alış veriş balosuna giderken pazarlık maskesini takınıp çarşı pazar geziyor ve ticaret, repliğini herkesin bildiği bir sahne gösterisine dönüşüyor.

Şimdi bu dönüşümün merkez noktası yani alış veriş adabının İslami yaklaşımı, teorik olarak ne olması gerekir bir de ona bakalım.

Normal maliyet hesabı üzerinden kâr sağlayan bir ticaret erbabı düşünelim. “Ölçüyü ve tartıyı tam yapın” ayetince Allah korkusu olan ve hak yemekten dolayı da kuldan sakınan bir tacir… Bu hayali tacirimiz, günün ekonomik şartlarına göre bir maliyet çıkaracak ve fiyatı olması gerektiği gibi, şişirmeden, pazarlık payı bırakmadan satacak. Çünkü fırsatçılık yaparsa bilecek ki Allah korkusu ve kul hakkı azabının vicdani rahatsızlığını duyacak. Şimdilik Anayasal müeyyideleri konudan bertaraf edelim. Tamamen vicdani esaslar üzerinden gidelim.

Satıcı, olması gerekenin üzerine bir fiyat koyamamış oldu. Başkasının parasal hakkını kandırma yollu gasp etme ve vicdanen dininin gereği Allah korkusu olduğu için…

Şimdi sıra gelsin hayali alıcıya…

Bu şahıs da bilsin ki, satıcı, normal kâr elde etme düzeyini etikete yansıtmış ve eğer bu fiyatın altında satarsa işletmesi, evinin nafakası ve yanında birisini çalıştırıyorsa onun yevmiyesini sekteye uğratacak. Yani bilinçli tüketici kendisi gibi dürüst bir satıcıyla muhatap olacağını biliyor cinsinden genel olarak dini, özel olarak İslami ve tüzel olarak da anayasal bir alış verişin içindeler.

Dini Mübin bir anlayışa mensup bu iki kişi, her şeyin net olduğu bir hak anlayışında, nasıl olur da kendilerini bir çıkar ilişkisi içinde bulup, pazarlık etme haksızlığına girebilirler.

İslami kalıpta fiyat yüksek olamaz çünkü hak geçer, etiket aşağıya çekilemez çünkü hak geçer.

Tamam, “Pazarlık sünnettir.” diye bir hadisimiz var ama temel soruyu sormadan gerçeği ortaya çıkaramayız; Hangi “Pazarlık sünnettir?”

Günümüzde yapılan pazarlık, denklemi eşitlemiyor yani illa birinden birine hak geçiyor ve bu yolda, dinsel bir tabanın üzerine basarak yürüyorlar.

Bir de şimdi belirteceğim pazarlığa bir bakalım:

Alıcının 8 lirası var ama alacağı ürün 10 lira. Cebinde parası var da fiyatı düşürmek için değil, gerçekten parası yetersiz kaldığı için diyor ki: “ Bu malı bana 8 liraya verir misin?” Satıcı, kendisi kadar yalansız olan alıcının sözüne kani oluyor ve ticari olarak edeceği zararı, sadakadan, zekâttan, hayır ve hasenattan sayarak malı 8 liradan veriyor.

Şimdi, günümüzdeki pazarlıkla bu durum aynı mıdır? Teorik yani kitaptaki gibi olan İslamiyet’in bundan öte bir pazarlık anlayışı olabilir mi? Susam tanesi hak geçse, dini vasıflar özelliğini kaybetmiş olmaz mı?

Bu yazının çıkış noktasını söyleyelim de konuyu öyle kapatalım. Bir etiket düşünün, ilk fiyat 119 lira. Üstü çizilmiş 89’a düşmüş, tekrar üstü çizilmiş 49’a inmiş. Bir daha üstü çizilmiş 29’a gerilemiş ve nihayet 9,90 lira olarak satışa sunuluyor. Bu nedir? İlk fiyattan alan kişi kendisini nasıl hissediyordur yorum dahi yapmak istemiyorum. Gel de günümüzde pazarlık yapma dimi! Şunu da belirteyim, bu hayal bir etiket değil bizzat tanık olduğum bir durumdur.

“Pazarlık sünnettir” hadisi sahih ise bizim yaptığımız alış veriş metodu başka bir şey olmalı zira hak geçiyorsa bunu Kuran da hadis de kaldırmaz.

Biz en iyisi buna “Fırsatçılık” diyelim, çünkü o her şeyi kaldırır.

 

Bu yazı 114 kere okundu.
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA