BİLEREK ÇAMURA BASAN AYAK 

 

 

 

BİLEREK ÇAMURA BASAN AYAK 

Artık “bilinmiyor” diye bir şey kaldı mı? Gizli, mistik olabilecek herhangi bir bilgi, saklanmakta olduğu dolapta hala duruyor diyebilir miyiz? Hangi elzem öğreti, dünyayı kurtarmayı ya da yok etmeyi kabiliyeti haline getirmiş de hala bir gömü gibi definecileri tarafından bulunmayı bekliyor. Cevap, hiçbiri…

***

Kendimizi harika bir şekilde kandırabiliriz, buna özel bir yeteneğimiz var, kullanmak en doğal hakkımız. Bakalım bu yazıda, kendimizi kandıramamayı başarabilecek miyiz?

2019, yani nefes alıp verdiğimiz şu an, tüm insanlığın bütün kötülüklere karşı dur diyebileceği birçok ortak paydanın bulunduğu bir çağ. Ters çevirelim, şu an, bütün iyilikleri bilerek yapmayacağımız ve her canlı türünden daha da aşağılara varabileceğimiz bir çağ… Bu cümlenin dayanak noktası nedir, “özgürüz” diye nitelediğimiz özelliğimizi o kadar manasız kullanıyoruz ki, ya iyiyi yapmıyoruz ya da kötünün en iyisini yapıyoruz. Bu durumu bir örnekleyelim:

***

Sümer, Orhun anıtları, Antik Yunan, kutsal kitaplarla birlikte kültürleşen dinin etkileriyle günümüze kadar gelen bilgi artık avuçlarımızın içinde. Eskiden olduğu gibi bilgiye ulaşmak için inisiye olmaya gerek yok. Okuma yazma bil yeter, kölen olmaya hazır bekleyen bilgi dünyası ayaklarına kapanmak için sabırsızlanıyor. Ama neden insanlık, özellikle günümüz teknolojisine ulaşmış bizler, cennete ulaşmak için ölmeyi bekliyoruz. Şu tarihsel bilgimizle çoktan refah düzeyinin sınırlarını zorlamıştık. Olmadı, olmuyor galiba, olmayacak. Oysa mutlu olmak için her bilgi elimizde, dünyanın kollektif mutluluğu için hiçbir olumsuz etken yok; sadece kendi insanlığımız dışında.

***

Şimdiki akıl neyle uğraşıyor, çevrenizde dünya insanı olma ihtimali taşıyan birini tanıyor musunuz? Hayat prensibi olarak verdiği tüm kararlarda bireysel çıkarlar yerine tüm dünya bilinciyle harekete geçen kaç kişi biliyorsunuz?

Anlaşılıyor ki bizim sorunumuz bilgisizlik değil, bilgiye ulaşamadan ne yapacağımızı bilemediğimiz gibi ona kavuştuktan sonra da nasıl davranmamız gerektiğini bilmiyoruz. Düpedüz gerçek olan, insanlığımızın yetkin hale henüz gelememiş olmasıdır.

En ileri medeniyetler dahi akıl yeteneğini, diğerini sömürmek için kullanıyor, hani nerede kaldı cennet? En geri kalmış kitleler hala küçük taht kavgaları için en yakın arkadaşını yok ediyor, hani nerede kaldı memleket…

***

Zihnimize tecavüz eden bu ikilemden kurtulmalıyız. Yani hem bilgisizlikten hem de bizi kirleten bilgiden… Belki tamamen sosyolojik bir çözüm isteyen çaresizliklerdendir bu durum. Nasıl yapılacağını biliyoruz ama yapamıyoruz dediğimiz anda işte bu çare kifayetsizliğinin tam ortasındayız demektir.

Zincirin zayıf halkası kopar derler ya, galiba bu dünyada sağlam bir halka yok, çünkü çözüm odaklı ne bir siyasetin emsali var, ne bilimsel çalışmalar sonucu elde edilen refahın esamesi okunuyor. Eskiden kılıç kalkan vardı, şimdi lazer sistemleri… Ne değişti, insan öldürmek yine en popüler meşgale.

Mutlu ve barış içinde yaşamak için her şey biliniyor ama inatla bilerek yapmıyoruz. Şahsi fikrim, insanlık olarak tamamen akıl dışı bir canlıyız. Bile bile yanlış yapmak gibi bizi felakete sürükleyen harika bir yeteneğimiz var. Onu kullanmamayı başarabilsek belki dünya kan denizinde yüzen bir et yığını olmaktan kurtulabilir.

***

Çok karamsar bir yazı olduğunu düşünüyorsanız lütfen olaya şu taraftan bakın, kötüyü belirtmek için işaret eden parmak kişiye bilinç verir, iyiyi gösteren ise harekete geçirtir. Bilinçsiz bir harekete geçmemek için acı da olsa bazı şeyleri bilmek elzemdir. Neyi yapmaman gerektiğini bildiğin an, gideceğin yolda daha mutlu olursun vesselam.

Tüm dünyanın mutlu olması için elimizde yeterli bilgi var, iletişim artık kabilelerin samandan yapılı evlerine kadar ulaştı. Tek yapacağımız, ne yapmamamız gerektiğini bilmek, zira mutluluk yolu ayaklarımızın önünde sonsuza kadar uzanıyor. Hadi, ileriye doğru bilinçli bir adım atalım.

Bu yazı 61 kere okundu.
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA