16 Yaşında Çocuk Gelin

Paylaş
 

16 Yaşında Gelin

Kız çocuğu 16 yaşındaydı.3 yaşındayken annesini daha sonra da babasını kaybetmişti. Abileri ve
yengeleri ile birlikte bu yaşa kadar gelmişti. Fakat bir sorun vardı. Yengeleri minik kızın evde fazlalık
olduğu ve onunda yuvasını kurması gerektiği düşüncesindeydiler. Köy yeri olunca, zaman geri, kafalar
geri olunca doğal olamayacağı biline biline doğal karşılanan bir durum olmuştu bu.
Yalnız bu işte doğal olmayan afet derecesinde yakıcı olan çizgiler vardı. Evlenmeyi düşündürdükleri
adam komşu köydendi.66 yaşındaydı ve aynı zamanda evli 5te çocuk babasıydı. Kabustu bu ve
insanlığa çocuklara yapılan büyük bir ayıptı.
Bir gün küçük kıza yengeleri misafirliğe gideceklerini söylediler. Küçük kız bu durumdan hoşnuttu
masumane düşünceler geçiyordu kafasından. Çünkü köyün dışına gideceklerdi, aklından olmayacağını
bile bile cıvıltılı şehir havaları, belki de yeni arkadaşlıklar kurmak geçiyordu. Okula gönderilmemişti
hiç. Bu yüzden kendisine yeni kitaplar almak yeni şeyler öğrenmek isteği boğazında düğüm kalmıştı.
Üstelik hiç kimse ona kitaplar okumamıştı da. Fakat kitapların kapakları bile ilgisini çekiyordu.
Nitekim misafirliğe gidildi. İkramların ardı arkası kesilmiyordu. Akşam yemeğinden sonra bir imam
geldi. Küçük kız mevlüt okunacağını düşünsede aslında bir nevi ölüm duasıydı olacaklar. İmam küçük
kız ve o koca adamın nikahını kıydı ve gitti. Kız ağlamaklı ama tarla sürerken, kardeşleri arkadaşlarıyla
ağaç tepelerinde oyunlar oynarken hiç bilmedi ki bu şeyleri… Ne kadar yetiştirebilirdi kendini
Nikahtan sonra yengeleri ve abileri müsaade isteyip kalktıklarında kızımız beni nereye bırakıyorsunuz
diyerek çıkıştı nihayet yengelerine. Abileri yüzüne bile bakmadan arkalarını dönüp çıktılar evden.
Yengeleriyse kapıdan içeriye doğru kızı iterek; artık burası senin evin bizimle işin kalmadı kocanın
yanına dön dediler ve kapıyı suratına kapattılar. Hayat bu kıza kapıyı o akşam kapattı. Şimdiden
sonraki hayatın bir parçası olmak yaşamak mıydı ?
Kıza odası gösterildi. Fakat orada yalnız olmayacaktı ki. Evet kocası 66 yaşındaki imam nikahlı
kocası yani hiçbirşeyi o kıza o gece sahip oldu. O minik bünyesi bunu kaldıramazdı ki… Kaldıramadı da
o gece hastalandı küçük kız, yıkıldı başına dünyası ve hastanelik oldu. Köy şartlarında durumu tabiki
sağlık ocakları idare ediyordu çok daha kötü olmadan hastane şartlarında bakım mümkün değildi.Bir
yandan tarlada çalışıp bir yandan evde kölelik yapıyordu ve tüm bunlar olurken o karanlık geceler
devam ediyordu. Adamın eşi ayrı bir dert, çocukları ayrı. Yemediği dayak uğramadığı yalan kalmadı.
Cesaretini topladı kaçtı köyüne fakat abileri yengeleri için onu evlerine almadılar. Kendi köyünün
muhtarına gitti durumu anlattı ve kıza köylü yardımda bulunmak istesede ona ayarladıkları oda da
ayakları üzerinde durmaya çalışması uzun sürmedi. Kocası onu derhal oradan aldı üstelik zaten
hamileydi. Bu onun sonu gibiydi. Yeni bir can dünyaya gelecekken bir can gidiyordu ve kimse bunun
farkında bile değildi.
5 tane çocukları oldu kısa sürede. Mutsuzluğu çocuklarına ve iç organlarına kadar yayılmıştı küçük
kızın.O artık küçük bir kadındı. Hayatı sadece nefes almak için devam etti bir de yavruları. Eşi öldükten
sonra onları bir başına büyütmek zordu. Kadın olana ve yalnız kadın olana dünya çok zor bir yer.
Hikayenin devamı da o kadar belli ki. Mutsuzluktan ve cehaletten doğan bir nesil… Ancak gücü
damarlarında hissedenler üstesinden gelebildi yaşamın. Bazen insan olmaktan ötürü doğan
suskunluklar, cevapsızlıklar yaşamıyor muyuz ?

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA