HERKES BENİMSEDİĞİ İDEOLOJİNİN YANMAYA HAZIR ÇIRASI OLMUŞ

 

 

 

HERKES BENİMSEDİĞİ İDEOLOJİNİN YANMAYA HAZIR ÇIRASI OLMUŞ
Tahammül öldü… Size (Nietzsche) Niçe gibi bir önermede bulunayım. O orijinal cümlesini kiliseye
girince söylemişti. Ben bu sözü mesela meclise girince söylemek isterim. Sokağa çıkınca söyleyesim
gelir veya kiminle karşılaşırsam ona dillendirsem olur. Tahammül öldü…

*****

Kendini fikir aleviyle yakmaya hazır zihinlerin bir anda parlayıvermesine tanık olmamak artık
neredeyse imkânsız. Kim neyi biliyor ve savunuyorsa, romantik bir kalıp içerisinde, girdiği kalıbın
şeklinden dışarı çıkmak istemiyor. Temel düşünceler nedeniyle değil ha! Tamamen lüks fikirler
peşinde koşmanın, ana yol değil de tali yolların kaldırımlarını tamir etmenim peşinde insanlar. Açıkça
söylemek gerekirse, doğru yanlış hesabı yapılmadan kim neyi idol edinmişse kati surette geri adım
atmayacağını, yanlışlığını öğrense de asla dönmeyeceğini ve tüm değerleri adına sanki yemin
etmişçesine putlaşmış sabit düşüncelerini yıkmayacağını belli ediyor. Bu durumu nasıl açıklamak
gerekir. Davadan dönmemek mi? Yanlış da olsa doğruyuz romantizmi mi? Asıl olan bizleriz, diğerleri
çember dışı düşüncesiyle mi? Her neyse, statik yapıdaki bu zamk, birbirimizi yapıştırmaktan çok öte,
ayrıştırmak adına tüm bölücü enstrümanları kullanıyor.
*****

Bu duruma en iyi örnek Orta Doğunun vaziyetidir. Aynı Allah'a tapıp, aynı Allah adına birbirlerini
öldürüyorlar. Ne hazin… Bizler de aynı topraklarda yaşayıp neden bu topraklar için kavga ediyoruz.
Yönetme uğruna düşman bellediklerimiz bizim insanlarımız; komşumuz, eşimiz, dostumuz. Bayrağın
direğini toprağa ben dikersem ay yıldızı göklere sen çekersin. Tüm alkışı kendine alma yarışının
kibirden başka nasıl bir açıklaması olabilir.
Biri fikrini söyleyince karşı taraf hemen saldırmaya programlanmış gibi eleştirel değil tamamen yok
etme üzerine inşa edilmiş bir yapının neferi oluyor. Karşı taraf fikrini söyleyince de bu sefer kendisi
aynı hataya düşüyor. Nasıl çıkalım bu işin içinden…
*****
Aşk ile bir daha tahammül öldü diyelim mi?
Temel hata anladığım kadarıyla köşeleri kapan kimlerse, onların tutumlarından dolayı işlerin sarpa
sarmasından oluşuyor. Yoksa halkın birbirine pek garezi olduğunu sanmıyorum. İpler hangi köşeye
daha kuvvetli çekilirse teveccüh o yöne akıyor. Çekim etkisi sosyolojik bir gerçektir. İdoller bir tavır
alınca kendini ona yakın hissedenler davranışı kopyalıyor. Bir çocuğun anne babasını örnek alması
gibi… Halk her zaman temiz duygulara sahip bir cevher olarak sabit yerinde duruyor, ancak onu
bozan o cevheri yanlış kullananlardır.
*****

Aklı, ehil hale getirmenin en iyi yöntemlerinden biri yaptığı hataları kabul etmesi üzerine kurulu
metottur. Bizde tövbe kapısının her zaman açık olması bu yüzdendir. Hıristiyanlık bu durumu vaftiz
ayini ile tamamlar. Onlar doğuştan günahkâr olduklarına inandıkları için bu usulü kullanırlar. Sonuçta
hata kabulü kişiyi erdeme götürür.
Bizler, hatalarından dolayı çıra gibi yanmaya müsait diğerlerini söndürmek için tevazu suyundan
kullanmazsak, ötekiler de bizim hatalarımızın üzerine kapatıcı bir örtü serpmezler. Böylelikle
karakterdeki kişilik yontma taş devri, kendimize ideal şekli veresiye kadar devam eder.
Cesaret ve erdem, ateş üzerinde korkusuzca yürümek değil; ateşin kimseyi yakmamasını sağlamaktır.

Bu yazı 69 kere okundu.
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

E-Posta : medyatimsah@gmail.com Tel : 0224 246 246 0 Adres : Yeni Karaman Mh. 18. Dere Sk. No:39 Osmangazi/BURSA